Deneme

YENİ HAYATLAR

4 dk okuma 63 okunma
YENİ HAYATLAR

"Yol, yürüyene görünür."

Hayat bazen bizi en çok korktuğumuz şeyle sınar. Kök saldığımız yerden ayrılmak, alıştığımız sokakları geride bırakmak, yılların biriktirdiği dostlukları, anıları, alışkanlıkları ardımızda bırakmak bunlardan biridir. İnsan, yıllarca aynı gökyüzüne bakınca onun hep aynı kalacağını sanıyor. Oysa değişen yalnızca şehirler değil; insanın kendisi de.

Ben otuz dokuz yılımı geride bırakıp Ankara'dan ayrıldığımda bunu çok iyi anladım.

Giderken cesur görünüyordum belki ama içimde korku vardı. Yalnızlık vardı. Savunmasızlık vardı. Hayatımın büyük bölümünü geçirdiğim şehri bırakmak, yıllar içinde kurduğum bağlardan uzaklaşmak kolay değildi. Çünkü benim için insanlar önemlidir. Dostluklar önemlidir. Birlikte gülünmüş, ağlanmış yılların bıraktığı izler önemlidir. Büyüdüğüm sokakları adımladığım arkadaşlar, paylaşılan anılar, mırıldandığımız şarkılar…

Yeni bir şehre giderken insan valizine yalnızca eşyalarını koymuyor. Özlemlerini, alışkanlıklarını, korkularını ve beklentilerini de yanında taşıyor.

Ben de taşıdım.

Fakat hayatın güzel bir huyu var. İnsan çoğu zaman korktuğu şeylerin içinde beklenmedik güzelliklerle karşılaşıyor.

En çok kendime yaslandım o dönemde. Belki de ilk kez bu kadar çok. Ama her zaman olduğu gibi yine şanslıydım. Yeni hayatımın kapısını açtığımda beni yalnızlık değil, iyilik karşıladı. Dostluk karşıladı. Sıcaklık karşıladı. Sevgisini esirgemeyen insanlar çıktı karşıma.

Sonra deniz girdi hayatıma. Martılar girdi. Ege’den esen o tuz kokulu rüzgâr girdi.

Bazen sabah kahvemi içerken tepemde dönen martılara bakıyorum. Bazen akşamüstü yüzümü okşayan rüzgârı hissediyorum. Ve düşünüyorum: Bir zamanlar burada yaşayacağımı söyleseler inanır mıydım?

Sanmam.

Belki de insanın en büyük yanılgısı kendisini sabit sanmasıdır.

Ben yıllarca kendimi değişmeyen, belirli doğruları olan, kolay kolay esneyemeyen biri olarak tanıdım. Oysa bugün dönüp baktığımda ne kadar çok değiştiğimi görüyorum. Üstelik bu değişimin büyük kısmı korktuğum şeylerin ardından geldi.

Yeni bir şehirde yeni bir hayat kurarken yalnızca adresim değişmedi. Ben de değiştim.

Daha cesur oldum. Daha esnek oldum. Daha umutlu oldum.

Bazen insanın değişiklikler karşısındaki uyum kabiliyetine hayran kalıyorum. İlk başta imkânsız görünen şeyler zamanla gündelik hayatın sıradan parçalarına dönüşüyor. Bir zamanlar yabancı gelen sokaklar ev oluyor. Tanımadığınız insanlar dost oluyor. Korkular hatıraya dönüşüyor.

Belki de yaşamın en büyük mucizesi burada saklıdır.

Bugün bulunduğum yeri seviyorum. Olduğum kişiyi seviyorum. Kendimle gurur duyuyorum. Ama beni asıl umutlandıran şey, yarının bugünden farklı olabileceğini bilmek. Çünkü artık biliyorum ki insan değişebilir. Hayat değişebilir. Ve değişim her zaman kayıp anlamına gelmez.

Her an içinde bilmediğimiz olasılıkları saklar. Belki de bizi ayakta tutan tam olarak budur. Henüz bilmediğimiz güzelliklerin ihtimali. Henüz tanımadığımız insanların dostluğuna duyulan inanç. Henüz gitmediğimiz yolların sonunda bizi bekleyen hayatlar.

Çünkü bazen insan bir şehirden ayrılırken aslında kendisinden uzaklaşmaz.

Tam tersine, ilk kez gerçekten kendisine doğru yola çıkar.

Paylas:

Yorumlar 2

5 / 5 (2 yorum)
Hacer Özkara

Kaleminiz daim olsun hocam hayırlı akşamlar

SÜMEYRA AĞAOĞLU
SÜMEYRA AĞAOĞLU

Çok akıcı bir gelişim yazısı olmuş. Kalemine, yüreğine sağlık Rengincim🙏🏽👏🏽🤌

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Rengin Yılmazer

Rengin Yılmazer

1 Yazı 63 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol