Yazarlığa Giriş: Engeller
Yazarlığa Giriş: Engeller
Edebiyatın mutfağına adım atan her kalem, kelimelerin büyülü dünyasından önce yayıncılık sektörünün katı gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Yazmak, bir hakikat arayışı ve ruhsal bir dökümken; ne yazık ki modern yayıncılık anlayışı, bu kutsal çabayı sadece bir "raf ömrü" ve "satış grafiği" üzerinden okumaya zorluyor. Yazarlığa girişteki en büyük engel, yayınevlerinin edebiyata duyduğu saygıdan ziyade, ticari öncelikleri ön plana almasıdır.
Yazarın varlığı, bir yayınevinin nefes damarıdır. Ancak günümüzde yayınevlerinin sergilediği maddeci tutum, yazarı bir yaratıcıdan ziyade bir tedarikçi konumuna indirgiyor. Bir yazar, eserinin toplumun her kesimine, her bütçeye uygun şekilde ulaşmasını düşlerken; sektörün kar odaklı yaklaşımı, bilgiyi ve sanatı ulaşılabilir olmaktan uzaklaştırıyor. Özellikle ilk eserini veren yazarların, yayın maliyetlerine omuz vermesine rağmen kitap fiyatlarının halkın erişebileceği seviyelere çekilmemesi, edebiyatın evrenselliğine vurulmuş bir prangadır.
Bir diğer aşılması güç duvar ise, edebiyat dünyasındaki "isimlendirme" hiyerarşisidir. Çok satan veya ismi halihazırda parlatılmış yazarların her cümlesine methiyeler düzülürken, yeni çıkan kalemlerin görmezden gelinmesi büyük bir vefasızlıktır. Oysa bir ustanın en temel görevi, teknik ve yayın süreçlerinde yeni bir yazara rehberlik etmek, onun geçtiği yollardaki taşları temizlemektir. Ancak bugünkü tabloda, tanınmış yazarın bir diğerine yabancı kaldığı, yapıcı eleştirinin yerini sessizliğe yer bıraktığı bir "seçkinler kulübü" manzarasıyla karşılaşıyoruz.
Yazarlık mesleğinin onuru; yazarın ancak öldükten sonra kıymet görmesiyle değil, yaşarken emeğinin ve fikrinin hak ettiği değeri bulmasıyla korunabilir. Yazarlar Birliği gibi oluşumların daha işlevsel hale gelmesi ve kalem sahiplerinin ortak duygularda birleşerek bu piyasa kuşatmasına karşı durması şarttır. Unutulmamalıdır ki; yayınevlerini yaşatan sadece kağıt ve mürekkep değil, bir yazarın dünyaya bıraktığı o eşsiz izdir. Bu izin silinmesine izin vermemek, edebiyatın geleceğine sahip çıkmaktır.
ARİN SERA
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.