ANLAŞILMAK
Güvercinin umudu şüphesiz, düşmeyeceğinden emin kanat çırpışları. Kelebeğin sabrı eşsiz ve şaşaalı yeniden doğuşları. Bir kedinin umarsızlığı ne kadar da uzak bize, sen dene olabilmeyi öylesine gamsız ve öylesine emin sevilmeye…Olabilir misin?
Bir keresinde “İnsan olmak zor” demişti bir sevdiğim, çocuk aklımla gülüp geçmiştim. Tecrübeymiş ve büyümekmiş gösteren sözünün haklılığını. Yaşına yaş ekledikçe ne korkusuz uçmaya kanadın, ne kedi gibi sere serpe keyif yapacak dinginliğin ve zamanın, ne de kelebeğe dönüşecek kozan kalıyor. Bir kuru günaydınla güne başlıyor, bin dertle uykuya dalıyorsun. Yaran varsa, yaradan çok kanıyorsun…
Anlaşılmak, zorlu olduğundan şüphe duyulmaz dünyayı cennete çeviriyor. Kendin olmak yetiyor işte o zaman. Yetişememek, yorulmak, bırakmak ya da durmak mübah oluyor. İnsanı anlayan olduktan sonra, güvercini uçuran umut kanatlarına, kurduğu dünya kelebeğin kozasına dönüyor. Neyle savaşırsan savaş kazanacağına emin olarak çıkıyorsun girdabından. Anlayanın seni illaki onaylaması gerekmiyor; “seni görüyorum” diyen bir bakış bile yetiyor çoğu zaman. Hele bir de anlayan hep yanındaysa ve sevdiğinse, hayatın bütün yükleri hafifliyor.
İşte ancak o zaman kedi gibi huzurla kıvrılıyoruz yatağımızda,enerjimiz yetiyor bir sonraki gün kanatlanıp uçmaya.
Daima anlaşıldığınız bir hayatla ödüllendirilmeniz dileğiyle…
Nilden Sargut
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.