Unutmak Kolay mı?
Unutmak Kolay mı?
“Bir gün herkes beni unutsaydı, ne yapardım?”
Bazı sorular vardır; cevabını aramazsınız. O gelir, içinize yerleşir. Siz çayınızı demlerken de sizinledir, kalabalığın içinde yürürken de, gece başınızı yastığa koyduğunuzda da…
Bu soru da öyle yaptı.
Önce kendime akıl vermeye çalıştım.
“Bu hayatın gerçeği,” dedim. “Herkes bir gün unutulur.”
Ne kadar doğru…
Ne kadar tesellisiz.
Çünkü bazı gerçekler aklı ikna eder; kalbi değil.
Kalbim hemen itiraz etti.
“Yahu, beni nasıl unutursunuz?”
İşte o an bütün olgunluğum valizini topladı, çekip gitti.
Önce biraz alındım.
Sonra biraz öfkelendim.
Ardından bolca ağladım.
Biraz da arabesk…
İnsan, kendi acısının fon müziğini bile seçebiliyormuş meğer.
Sonra kendi hâlime güldüm.
“Demek sonunda ben de Sarı Çizmeli Mehmet Ağa olacağım.”
Adım olacak belki.
Ama beni anlatmayacak.
İnsan bazen unutulmaktan değil, belirsizleşmekten korkuyor.
Tam o sırada aklıma yıllardır gördüğüm ama hiç düşünmediğim bir tabela geldi.
“Dikkat, köpek var.”
Peki ya kedi?
O da oradadır.
Sessizce bir köşede kıvrılmış, olup biteni izliyordur.
Ama kimse onun için tabela asmaz.
Belki insanlar da böyledir.
En çok ses çıkaranlar hatırlanır.
Sessizce sevenler, sessizce emek verenler, sessizce yorulanlar…
Çoğu zaman isimleri bile anılmaz.
Sonra kendime başka bir soru sordum.
Ben gerçekten başkalarının beni unutmasından mı korkuyorum?
Yoksa hiç iz bırakmadan yaşamış olmaktan mı?
Çünkü insanın ömrü, takvim yapraklarından uzun değildir.
Ama bazen bir söz…
Bir dokunuş…
Bir iyilik…
Bir ömürden daha uzun yaşar.
İşte tam da bu yüzden içimde küçücük ama inatçı bir umut var.
Belki bir gün ben de giderim.
Fotoğraflarım solar.
Mesajlarım silinir.
Sesim unutulur.
Ama…
Acaba bir gün birinin aklına ansızın düşer miyim?
Bir şarkıda…
Bir yağmur kokusunda…
Demlediği çayın buharında…
Ve o kişi, sadece içinden,
“Hatıran yeter.” der mi?
İnsan galiba adının hatırlanmasını istemiyor.
Yokluğunun hissedilmesini istiyor.
Şimdi dönüp kendime yeniden soruyorum.
Unutmak kolay mı?
İsimleri unutuyoruz.
Yüzleri…
Sesleri…
Hatta bazen, bir zamanlar uğruna dünyayı karşımıza alacağımızı sandığımız insanları bile…
Ama bize kendimizi iyi hissettiren bir bakışı, en çaresiz anımızda omzumuza dokunan bir eli, içimizi ferahlatan bir sesi unutamıyoruz.
Çünkü insan, hafızasında değil; hislerinde yaşatıyor sevdiklerini.
Belki bir gün benim adım da son kez söylenecek.
Sonra sessizlik…
Hayat, benden önce yaptığı gibi, benden sonra da akmaya devam edecek.
Ama eğer bir gün biri, adımı hatırlamadan bile içinden usulca,
“Hatıran yeter…” diyebilirse…
İşte o zaman bu dünyadan yalnızca geçmemiş, bu dünyaya bir iz bırakmışım demektir.
Çünkü unutmak…
Adı siler.
Hatırayı değil.
Yorumlar 4
Çok teşekkür ederim 🙏🌺
Çok teşekkür ederim 🙏🌺
🙏🌺çok teşekkür ederim
Çok anlamlı cümleler, yüreğinize sağlık ,hatırlanmak ve hatırlamakta güzel, gönüllere iz bırakmak daha güzel 🍀🌸🌿🌸🌸
Evet hocam aynen🙏inşallah hepimiz iz bırakırız🙏🌺
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.