Deneme

Neresinden Tutsam Elimde Kalıyor

3 dk okuma 130 okunma
Neresinden Tutsam Elimde Kalıyor

“Neresinden tutsam elimde kalıyor.”

Bu cümle çoğu zaman bir şikâyet gibi duyulur.

Oysa bazen bir teşhistir.

Çünkü insanın elinde kalan şeyler, çoğu zaman zaten ayakta durmayan şeylerdir.

Modern çağın en büyük yanılsamalarından biri, sağlam görünen her şeyin gerçekten sağlam olduğuna inanmasıdır.

Oysa birçok yapı, içindeki boşluğu gizleyebildiği sürece güçlü görünür.

Bir ilişki, bir kurum, bir fikir, hatta insanın kendisi...

Dokunulmadıkça kusursuzdur.

Belki de bu yüzden bazı şeyler ilk temasta dağılır.

Çünkü onları yıkan güç değil, temasın kendisidir.

İnsan bazen kırılmamak için hiçbir şeye dokunmamayı öğreniyor.

Sorgulamıyor, yaklaşmıyor, yük vermiyor.

Çünkü biliyor ki yakından bakılan birçok şey, uzaktan sahip olduğu ihtişamı koruyamıyor.

Çağımızın görünmez sloganı şu olabilir:

“Yeterince uzaktan bakarsan her şey mükemmeldir.”

Yaklaştığında ise boya dökülür, ezber çatlar, maskeler yorulur.

Ne tuhaf...

Hakikatin en büyük düşmanı yalan değil; dekor.

Çünkü yalanla mücadele edilir. Dekora ise çoğu zaman hayran olunur.

Bu yüzden bazı insanlar hayatları boyunca gerçeği değil, gerçeğin sahne tasarımını severler.

Kusursuz görünen evleri, kusursuz görünen hayatları, kusursuz görünen cümleleri...

Oysa kusursuzluk çoğu zaman yaşanmışlığın değil, düzenlenmişliğin ürünüdür.

Bir şeyi gerçekten tanımaya başladığında eksiklerini görürsün.

Eksiklerini gördüğünde ona ya daha çok yaklaşır ya da tamamen uzaklaşırsın.

Çünkü bilgi, sevgiyi de büyütebilir; hayal kırıklığını da.

İroni tam burada başlar:

İnsan en çok güvendiği şeyleri sınamak ister.

Fakat sınadıkça da onların dayanıklılığından değil, kırılganlığından haberdar olur.

Belki de bu yüzden bazı hakikatler zafer duygusu vermez.

Aydınlanmak bazen yalnızca makyajın aktığını fark etmektir.

“Neresinden tutsam elimde kalıyor” diyen kişi, belki de yıkıcı biri değildir.

Belki ilk kez gerçekten dokunuyordur.

Çünkü çürük olanı tutunca dağılması normaldir.

Asıl soru şudur:

Dağılan şey gerçekten senin yüzünden mi dağıldı, yoksa sen dokunduğun için mi artık gizlenemedi?

Ve belki bütün hikâye burada düğümleniyor.

Bazı şeyler elimizde kaldığı için değersiz değildir.

Bazı şeyler ancak elimizde kaldığında ne olduklarını gösterir.

Çünkü bazen kırılan şey eşya değildir.

İnandığın biçimdir.

Ve insan, bir şeyin yıkılışına değil; ona yıllarca temel sanmış olmasına şaşırır.

Paylas:

Yorumlar 4

5 / 5 (4 yorum)
Ahmet Cihat Şimşek
Ahmet Cihat Şimşek

Kaleminiz daim olsun hocam

Ferdağ Ceviz
Ferdağ Ceviz

Kaleminiz daim olsun hocam ... Bir şeyin yıkılışına değil; ona yıllarca temel sanmış olmasına şaşırır. ÇOK DOĞRU

Şiir Ceketli Adam
Şiir Ceketli Adam

Çok teşekkürler.

Yasemin Erim
Yasemin Erim

Güzel bir bakış açısı.Kaleminize sağlık 👏👏🎂

Şiir Ceketli Adam
Şiir Ceketli Adam

Çok teşekkür ediyorum.

Şiir Ceketli Adam
Şiir Ceketli Adam

Çok teşekkürler.

Zahir Baran
Zahir Baran

Emeğine sağlık hocam

Şiir Ceketli Adam
Şiir Ceketli Adam

Çok teşekkür ederim.

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Şiir Ceketli Adam

Şiir Ceketli Adam

Şiir Ceketli Adam; çağdaş spoken word, şiir dramaturjisi ve Neo-Anatolian anlatı estetiği üzerine üretim yapan bağımsız bir yaratıcı kimliktir. Metinlerinde sessizlik, şehir hafızası ve insanın görünmeyen taraflarını sinematik bir anlatımla buluşturur.

22 Yazı 2,108 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol