kimse bakmazken kimsin?
Sahne ışıkları söndüğünde, alkışlar kesildiğinde ve kalabalık dağılıp herkes kendi yalnızlığına döndüğünde; elinde ne kalıyor? Kimsenin seni izlemediği, kimseye bir şey kanıtlamak zorunda olmadığın o karanlık odada, aynadakiyle göz göze gelmeye dayanabiliyor musun?
Belki de en zor sınavımız bu. Çünkü o aynadaki kişi, inşa ettiğin kurgusal karakter değil; tüm korkularınla, eksiklerinle ve kırılganlığınla var olan gerçek sensin. Bu gerçekle yüzleşmek, çoğu insan için sanıldığından daha ağır olabilir. Bu yüzden birçok kişi hayatını, o aynadan uzak kalabileceği kadar gürültülü bir kalabalığın içinde geçirmeyi seçiyor.
Herkes bir kurtarıcı bekliyor; kendi hayatının direksiyonunu tutmanın getirdiği sorumluluktan çekindiği için, bir başkasının eline tutuşturulmuş bir senaryonun figüranlığına razı oluyor. Birine "rehberim ol" dediğin an, bazen farkında olmadan "yükümü paylaş" da demiş oluyorsun. İnsan, kendi hatalarının bedelini ödemekten o kadar korkabiliyor ki, yanlış kararları bile başkasının tavsiyesiyle almayı tercih ediyor; böylece hesap vakti geldiğinde suçlayabileceği birini bulabileceğini düşünüyor.
Kendi yolunu çizenin kaybolma ihtimali vardır. İnsanlar kaybolmaktan korktukları için, başkalarının açtığı, üzerinde binlerce ayak izi bulunan o gri ve rutubetli yollarda yürümeyi güvenli sanırlar. Oysa o yollar çoğu zaman özgünlüğün değil, alışkanlığın ve sürü psikolojisinin asfaltıdır. Herkesin gittiği yöne gitmek, bazen hiçbir yere varmamanın en sessiz yoludur.
Bir an durup çevrene bak. Herkes farklı olduğunu iddia ediyor ama çoğu kişi aynı kaygılarla, aynı arzularla ve aynı onaylanma ihtiyacıyla mücadele ediyor. Bir şeyi gerçekten sevdiğin için mi yapıyorsun, yoksa o şeyi yaptığında insanların senin hakkında ne düşüneceğini sevdiğin için mi?
Soru basit: Kendi içindeki o sessizlikle barışabilecek misin, yoksa hayatını o sessizliği bastıran bir gürültü makinesine dönüştürmeyi mi seçeceksin?
Cevap, bugüne kadar kurduğun cümlelerin altında saklı değil. Cevap, yarın kimse görmediğinde atacağın o ilk adımda gizli.
Yorumlar 4
Değerli yorumunuz ve nezaketiniz için çok teşekkür ederim, katkıda bulunabildiysem ne mutlu bana!
Var olun, güzel dilekleriniz için teşekkürler.
insanın kendi varlığıyla yüzleşme cesaretini ve sorumluluk alma korkusunu harika bir derinlikle ele alıyor✨emekleriniz kıymet görsün sayın hocam🙏✨
Değerli yorumunuz ve nezaketiniz için çok teşekkür ederim, güzel yüreğinize sağlık.
Kıymetli desteğiniz ve tebrikleriniz için çok teşekkür ederim, yazdıklarımın size ulaşmış olması beni çok mutlu etti.
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.