Çürük Hayat
1. Bölüm
Gerçek sandığın her şey… gerçekten var mı?
Yaprakların hışırtısıyla rüzgâr uğuldamaya başladı. Kış sert geçiyor buraların. Fırtına yaklaşıyor olmalı. Panjurları kapatsam iyi olacak. Eskiden arabadan inip eve girene kadar ellerim donar, parmaklarım uyuşurdu. Alıştım sanırım, artık hissetmiyorum.Ama alışamadığım başka şeyler vardı. Midemin derinlerinde başlayan, yavaş yavaş yukarı tırmanan ve sonunda kalbime kadar ulaşan o tarifsiz tanıdık hasret… Adını koyamadığım bir yalnızlık ...
Bugün öğlen menüsü tam bir rezaletti. Midemi susturmak yerine daha da huzursuz etti. Sözde et yiyecektik. Kanlı kanlı pişirip utanmadan önüme koydu aşçı bozuntusu. Sanki evde odun ateşi varmış gibi güveç yapmaya kalkmış. Yaşına hürmetten ses çıkarmıyorum diye kendini ne sanıyorsa bu ihtiyar…
Akşam için kendimi basit bir şeyde olsa ödüllendirmeliyim. Hem çok sevdiğim hem de pratik bir şey yapmalıyım. Pastırmalı yumurta. Evet, bu iyi, kilerde olmalı.
“Badi, paçalarımı çekiştirmeyi bırakır mısın dostum. Ben de çok acıktım, biraz sabret.”
Geleceğim saati bilir; kapıyı açar açmaz üzerime atlar, elimi yüzümü yalardı. Ama bugün… bir tuhaflık vardı. Birde içime çöken bir huzursuzluk.
Bu koku da ne böyle? Burnumun direğini sızlatiyordu. Dışarıdan gelen bir koku gibi değil… sanki bir yerlerde unutulmuş, kendi hâline bırakılmış bir şey zamanla bozulmuş ve şimdi bulunduğu yerden ağır ağır içeri sızıyordu.
Kilere inerken basamakları ikişer üçer atlıyor, pastırmaya ulaşmak için sabırsızlanıyordum. Attığim her adımda ,o koku biraz daha genzimi yakıyor giderek yoğunlaşıyordu.
Karanlıkta başıma değen bir şeyle irkildim. Gözlerim alışınca yukarı baktığımda astığım pastırmaların içi tamamen boşalmış, kurumuş bağırsaklar, cansız kabuklar gibi sallanıyordu.
Bunu ben mi böyle bırakmıştım?
Hatırlamıyordum.
Badi arkamda ağzında sımsıkı tuttuğu ilaç kutularımla gözlerini üzerime dikmiş, bana bakıyordu. Eskisi gibi sevecen değildi bakışları. Tuhaf ve tedirgindi.
“Tamam, merak etme Badi… Yemekten sonra içeceğim ilaçlarımı.”
Ah Perihan… Burada olsaydın, saati saatine verir, asla aksatmazdın ilaçlarımı.
Sen düzeni severdin. Her şey yerli yerinde olsun isterdin. Badi ise dağınık… sabırsız… iç güdüleriyle hareket eden bir köpek olduğu için istemezdin.
Önnce bana kızardın.
“İlaçlarını yine aksattın değil mi?” derdin.
Ben susar sadece seni dinlerdim.
Bu ev senin sesinle doluydu Perihan. Şimdi ise... Sanki her şey yavaş yavaş çürüyormuş gibi.
Bazen mutfakta gezindiğini duyuyorum. Tabakların birbirine değdiği o ince sesi…yemek yaparken kaşığı tencereye vururken çıkardığı o tanıdık tınıyı…
Ama mutfağa gittiğimde… hiçbir şey göremiyorum.
Ve o koku…senin eşsiz kokun...
Her yere sinmiş gibi. Ne kadar havalandırsam da gitmiyor hiç bir yere.
Badi birden başını kaldırdı. Kapıya baktı. Kuyruğunu hafifçe salladı.
Sen mi geldin yoksa Perihan?
Yok olmaz öyle şey… sen gelemezsin.
Ama bazen emin olamıyorum bu durumdan. Gece olunca sesler artıyor. Düş mü, hatıralar mı? Anlayamıyorum…
Kendimden şüphe etmeye başladım artık.
Badi ardiye kapısının önünde, tırnaklarıyla kapıyı tıklatıyor, içeride bir şey varmış gibi arada bir hafifçe uluyordu.
“Yok bir şey Badi,” diyorum. “Boş orası.”
Ama o bile bana inanmıyor.
İçerisi daha da ağır kokuyor ve nefes almak giderek zorlaşıyor. Bu, basit bir koku değildi; bulunduğu her yere sinmiş, duvarlara, zemine, hatta içime kadar işlemişti. Bir an için dışarıdaki dünyanın hâlâ var olup olmadığından bile emin olamadım. Zaman burada durmuş her şey, fark edilmeden, yavaş yavaş biriken bir şeyin içinde bekliyordu.
Badi içeri girmiyor, kapının eşiğinde durarak bir bana, bir de karanlığa bakıyordu. Bakışlarında alışık olmadığım bir tereddüt vardı; ne tamamen geri çekiliyor ne de ileri adım atabiliyordu. Benim göremediğim bir şeyi görüyor da, ama bunu bana nasıl anlatacağını bilemiyor gibiydi.
“Gel, Badi” dedim, sesimi olabildiğince sakin tutmaya çalışarak, “korkacak bir şey yok.”
Ama gelmedi.
İçeri bir adım attığımda zeminin hafif yapışkan olduğunu fark ettim. Ayağımı kaldırırken garip bir zorlanma hissettim. Bastığım yer, beni bırakmak istemiyordu. Bir an durup nefesimi tuttum.
Ve o an, içimde yavaşça yükselen o belirsiz huzursuzluk, artık göz ardı edilemeyecek kadar dehşet bir korkuya dönüştü.
Sanki bu koku…bu sessizlik… bu ev…
bana bir şey söylemeye çalışıyordu.
Ama ben…
henüz ne olduğunu anlamaya cesaret edemiyordum.
Devamı ikinci bölümde…
Yorumlar 10
Yeğenim Sümeyra, “Çürük Hayat” başlıklı öykünün 1. bölümünü büyük bir dikkat ve duyguyla okudum. Kaleminde hissedilen olgunluk ve derinlik beni gerçekten etkiledi. Özellikle yalnızlık, unutulmuşluk ve zihinsel çözülme hâlini bu kadar güçlü bir atmosferle verebilmen çok kıymetlidir. Metnin en dikkat çekici yönlerinden biri, okuyucuyu yavaş yavaş içine çeken o yoğun gerilim duygusudur. Başlangıçta sıradan gibi görünen bir hayatın, adım adım karanlık ve rahatsız edici bir gerçekliğe dönüşmesi çok başarılı işlenmiş. Koku, ses ve mekân tasvirlerin oldukça canlı; insan okurken adeta o evin içinde dolaşıyor. Badi karakteri ise çok anlamlı bir unsur olmuş. Onun davranışları, aslında anlatıcının fark edemediği gerçeğe açılan bir kapı gibidir. Bu da hikâyeye derinlik katmış. Öykünde en güçlü taraflardan biri de, açıkça söylenmeyen ama sezdirilen hakikat. Okuyucuyu düşünmeye zorlayan bu anlatım tarzı, edebî açıdan oldukça değerli. Her şeyi doğrudan anlatmak yerine hissettirmeyi tercih etmen çok isabetli bir seçim olmuş. Bununla birlikte, bazı yerlerde cümleleri biraz daha sadeleştirmen ve tekrar eden ifadeleri azaltman, metnin akıcılığını daha da güçlendirebilir. Ayrıca son bölümdeki gerilim çok iyi yükseliyor; belki finalde bu etkiyi bir parça daha netleştirecek küçük bir dokunuş, okuyucuda daha kalıcı bir iz bırakabilir. Genel olarak, bu öykü güçlü bir hayal gücünün ve derin bir gözlem yeteneğinin ürünüdür. Yazmaya devam etmeni gönülden tavsiye ederim. Kaleminin daha da güzelleşeceğine inanıyorum. Rabbim sana ilhamını bereketli kılsın. Sevgi ve muhabbetle, İlyaz AYAYDIN Emekli öğretmen Araştırmacı yazar
Gerçek sandığın her şey... gerçekten var mı?" sorusuyla yarattığın merak duygusu, bizi hikayenin devamı için sabırsızlandırıyor. Emeğine, hayal gücüne sağlık; Boyalı Kelimeler ailesine kattığın bu nitelikli içerik için çok teşekkür ederiz.✨️🙏
Çok güzel, okudum ve mükemmel, devamını bekliyorum 💐✍️👏🧿
Yüreğinize sağlık, muhteşem bir yazı olmuş Hocam, merakla devamını bekliyorum
Fazlasıyla merak uyandırıcı bir hikaye olmuş, devamını bekliyorum 👏🏻👏🏻
Karakterin yasini tahmin etmeye calisiyorum. Nerede yasadigini da. Ben de merak uyandirdi. Sonunu merak ediyorum
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.