Benim Adım Kadın
Kadın, tek başına anlam ifade eden ses değeri taşıyan bir kelimden mi ibarettir? Bir kader, bir heves, bir duygudan mı?
Kadın olmak, yalnızca doğurganlık mıdır? Kucağında doğurduklarını kurban vermek mi? Kurbanın kendisi olmak mı?
Boğularak öldürülen, ateşe verilip yakılan, bir mal gibi satılan mıdır kadın? İnsan olmanın tarihi başlangıç noktası mıdır?
Benim adım kadın. Beş harften ve iki hece...Sözlüklerde “erişkin dişi insan” diye tanımlanıyorum.
Ama hiçbir tanım beni anlatmaya yetmiyor. Bir zamanlar kraliçeydim.Bir hakanın eşi, bir soyun devamıydım.
Sonra anlamım değişti.
Daraltıldım.
Eksiltildim.
Başka isimlere sığdırıldım.
Ve şimdi…
Şule’yim.
Pınar’ım.
Ceren’im.
Özgecan’ım.
İlknur’um…
Ve burada sayamadığım yüzlerce kadınım.
O yürekleri her birinin çocuktu hepsinin.
Birinin kızı…
Birinin kardeşi…
Birinin arkadaşı…
Birinin annesiydiler…
Bu ülkede kadın olmanın ağırlığına inat,
bu kadar kolay, bu kadar sessizce öldürüldüler.
Yaşamaya dair nice hayalleri vardı.
Maruz bırakıldıkları şiddet yüzünden içlerindeki o masum çocuğa ihanet ettiler.
Ve yetmedi…
Yaşarken de susturuldular.
Kadına “boş konuşma”,
“saçın uzun, aklın kısa” diyenler…
“Kapat o çeneni, otur oturduğun yerde” diyorsunuz değil mi bana?
Bütün kadınların adına soruyorum:
Biz adaleti mumla ararken…
Siz,
“Ülkeyi değiştiremiyoruz” diyorsunuz.
“Yasaları değiştiremiyoruz” diyorsunuz.
Peki…
Konuyu değiştirmekten ne zaman vazgeçeceksiniz?
Tanrım…
Cehennemden kaçıp buraya mı geldi bütün şeytanlar?
Nasıl bu kadar rahat dolaşabiliyorlar aramızda?
Ülkemiz ne ara bir can pazarına döndü?
Kadına, çocuğa ve hayvanlara yaşama hakkı olan başka bir dünya yok mu?
İki ayaklı bedhahlardan korunmak için…
İyilerin atlarına binip gittikleri gibi,
biz de çekip gidemez miyiz buralardan?
Artık nereye baksak…
sadece vahşet,
sadece kan görüyoruz.
Bu karanlığın, bu rutubetin, bu çürümüşlüğün içinde insan kalan yanlarımızı da kaybediyoruz.
Buralar artık bizim topraklarımız gibi değil…
Sanki bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi olmuş.
Var oluşun kadınla başladığı bu evrende,
söyleyin…
Daha kaç kez öldürüleceğiz?
Bu ülkede kadın olmanın bedelini daha ne kadar ödeyeceğiz?
Sesimizi duyan yok mu?
Sesimiz çıkmasın diye yapılan kuru gürültüden
kulaklarımız sağır,
gözlerimiz kör,
dilimiz lal oldu.
Annemizin karnından çıkarken bize verilen insanlığı, hoyrat bir makasla kesip
kör kuyulara mı attınız?
Sustuğunuz, susturulduğumuz her hakikate
zehir mi karıştı?
O zehir önce seni,
sonra beni zehirledi.
İçimizdeki toksin,
insanlığın hamurunu bozdu.
Utanç…
Utancımızı kaybettik.
Sevginin, saygının, vicdanın, merhametin başını yedik.
Başımız sağ olsun.
Farkında mıyız…
Artık yaşamıyoruz.
Sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz.
Kim hesap soracak tüm bu olanlardan?
Ölen kadınlar mı?
Öldürülen çocuklar mı?
Yoksa sırada bekleyenler mi?
Bu vahşet daha ne kadar sürecek?
Üzerimize yapışan bu duyarsızlıkla
gözlerimizi açamıyoruz.
Derin bir uykuda,
kitleler halinde susuyor...
Susturuluyoruz...
Kabul ettikçe büyüyor bu karanlık.
Ve biz…
Sadece izliyor, sonra ağlıyoruz.
Ama o gözyaşına bile
bir cinsiyet biçiyoruz.
Tanrım…
Bu nasıl bir yara?
Her yerimiz kan revan içinde.
Güzel ülkemde
öldürülmekten daha kolay,
daha ucuz bir şey kalmadı.
Elimde sihirli bir gücüm olsa…
İnsanlığımıza dair kaybettiğimiz o erdemli parçaları tek tek bulup
yeniden yerlerine koymak isterdim.
Unuttuğumuz merhameti,
yitirdiğimiz vicdanı,
görmezden geldiğimiz adaleti
yeniden hatırlatmak isterdim.
Belki o zaman
hiçbir kadın yalnız ölmezdi.
Ve şimdi…
Buraya sorup bırakıyorum:
Bunun için
gerçekten
neler mümkün?
Yorumlar 7
Değerli kalemdaşım Sümeyra "Benim Adım Kadın" derken toplumumuzda kadının konumunu ve iç dünyasını vurgulayan etkili bir yazı çıkarmışsın. Bunun için seni içtenlikle tebrik ediyorum. Duygusal bağlamda kadın olmanın sessiz çığlığını haykırıyorsun. Sevgili arkadaşım umarım bu ses bu toplumda yankılanarak yerini bulur. Sen bir kadın olarak her şeyden önce sorumluluk almış ve yüreğindeki duygu dolu düşüncelerini yazıya dökmüşsün. Emeğine ve kalemine sağlık sevgili arkadaşım. Tebrikler.
Yüksel Hanım bu kıymetli geri dönüşünüz için yürekten teşekkür ederim. Yazarken hissettiklerimin bir karşılık bulduğunu bilmek, benim için en büyük mutluluklardan biri. Kadının sesi bazen bir sessizlikte, bazen de böyle güzel yüreklerde yankı bulur… Sözleriniz bana güç verdi. İyi ki varsınız, kaleminiz ve yüreğiniz daim olsun. 🌿❤️🌸
Ne güzel anlatmışsınız, kanayan yaramızı
Yeğenim Sümeyra, “Benim Adım Kadın” başlıklı denemeni derin bir dikkat ve içten bir sarsıntıyla okudum. Yazdıkların sadece bir metin değil; aynı zamanda bir çığlık, bir vicdan muhasebesi ve insanlığa tutulmuş bir ayna olmuş. Metnin en güçlü tarafı, kelimelerindeki duygu yoğunluğu ve samimiyet. Okuyucuya sadece bilgi vermiyorsun; onu düşündürüyor, sarsıyor ve hatta yer yer utandırıyorsun. “Kadın” kavramını bir tanımın ötesine taşıyıp, tarihsel, toplumsal ve insani bir derinlikle ele alman çok kıymetli. İsimler üzerinden yaptığın vurgu ise metne ayrı bir anlam katmış. Şule, Pınar, Ceren, Özgecan… Her biri birer sembole dönüşerek, yaşanan acıların tekil değil, ortak bir yara olduğunu güçlü şekilde hissettiriyor. Bu, edebî açıdan çok etkili bir tercih olmuş. Ayrıca metin boyunca kullandığın sorular, okuyucuyu pasif bir konumda bırakmıyor; aksine onu da bu sorgulamanın içine çekiyor. Bu yönüyle yazın, sadece bir anlatı değil, aynı zamanda bir farkındalık çağrısı hâline gelmiş. Bununla birlikte, bazı bölümlerde duygu yoğunluğu çok yükseldiği için ifadeler yer yer tekrar hissi verebiliyor. Eğer bazı cümleleri biraz sadeleştirir ve vurguyu daha seçilmiş noktalarda yoğunlaştırırsan, metnin etkisi daha da çarpıcı hâle gelebilir. Çünkü senin gücün, çok söylemekten ziyade doğru yerde güçlü söylemekte zaten kendini gösteriyor. Genel olarak, bu deneme; vicdanı diri, kalbi hassas ve adalet duygusu güçlü bir kalemin ürünü. Yazmaya devam etmeni gönülden isterim. Senin kalemin, sadece yazmak için değil, uyandırmak için var gibi görünüyor. Rabbim kalemine hakikati haykıran bir berraklık ve daimî bir ilham nasip etsin. Sevgi ve muhabbetle, İlyaz AYAYDIN Emekli öğretmen Araştırmacı yazar
Vicdan aynalarının temizlendiği bir dünya istiyoruz.Kaleminize yüreğinize sağlık harika
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.