YAŞAMAYA DEĞER
Anlamak da anlaşılmak kadar kolay aslında fakat düşünüyorum hayli... Beklenti içinde çırpınan yüreklerimizin vaktinden önce yorulması mıdır bizi böyle anlaşılmaz kılan?
Sınırlarımız, seçimlerimiz, kişisel alanlarımız, evet veya hayır diyebildiklerimiz karşısında yargılanmak ne acı... Hâlbuki hayat kendi akışında, her ânı ile olması gerektiği kadarıyla yol alırken herkes kendini yargılamaya sürüklemiştir farkında olmadan.
İnsan ne ister, en çok ne ile mutlu olur? İstediği şekilde form alan bir yaşam ve içindekilerle gerçek mutluluğa erişebilir mi sahiden?
Yoksa asıl mutluluk, arzu ettiğimiz şeylerin kendi hızında gerçekleşmesine teslim olup, özgürce nefes alabildiğimiz hayatın içinde mutlu olmayı, şükredebilmeyi öğrenmekte mi saklıdır? En iyisini aramak yerine kâfi olanı bulmak mıdır mesele? Belki yaşamın en temel amacı herkesi ve her şeyi olduğu hâl üzerine kabul edebilmekten ve seçimlerimiz sonucunda kendimizi suçlamadan bize yansıyan her şeye içten gülümseyebilmekten geçiyordur.
Dilerim hayat; kimilerinin kalbinde, o saklı arzuların bıraktığı yaralardan bile bir umut yeşertebilecek kadar yaşamaya değerdir.
Yorumlar 5
Ne güzel yazmışsın sevgili yazarım yüregine kalemine sağlık❤️
Yorumlarınız çok kıymetli, teşekkür ederim 🧡
Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim
Yorumlarınız değerli, çok teşekkür ederim😊
Ne güzel dediniz.. Teşekkür ederim 😊
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.