TOMRİS
Tomris'i gördüm bugün. Yüzünde bir huzursuzluk, telaş vardı. Uzun uzun dalıyordu uzaklara. Uzun süre gözlerimi yüzünden alamadım. Yanına gitmek istiyordum. Kalbim hadi git diyordu ama ayaklarım adım atmıyordu. Ah! Tomris içimdeki umudum. Seni üzgün görmeye nasıl dayanabilirdim ki? Sanki içimde bir parça kopmuş gibi hissediyodum. Tomris, inci tanem, papatyam...
Saçları uçuşuyordu. Arada bir de yüzüne geliyordu o da bu durumundan pek hoşlanmıyor gibiydi. Saatlerce uzaktan seyrettim onu ve gün battı sonunda. İnsanlar evlerine çekildi, sokaklar yapayalnız kaldılar. O beni hiç fark etmemişti ama ben onu ayak sesinden bile tanırım. Ah! Tomris bir bilsen içimde sana aşk ile bakan çocuğu. Ama nereden bilebilirsin ki? Hiç biri tarafından sessizce, incitmeden seven birini gördün mü?
Bugün tezlerimi bitirmem gerekiyordu. Tomris'in Gülhane parkına gideceği haberini aldım ve ondan önce orada olmalıydım. Olsun ben onu uzaktan da görsem yeter.
Sevgi neydi?
Parka geldim yaklaşık 3 saat 45 dakika 2 saniye bekledim. Sağıma , soluma bakıyordum sanki Tomris'in ayak seslerini duyuyor gibi oluyorum ama sanırım kendimi kandırıyorum.
Tomris gelmedi...
Üstümden kamyon geçmiş gibi hissettim. Hayal kırıklığı kadar korkunç bir şey yok bu hayatta. Bizim bakkal Salim Amcaya selam verdim ve bir baktım ne göreyim! Tomris...
Kalakaldım öylece. Nabzım tavan yapmış, kanım çekilmiş sanki o an hayat durmuş gibi hissettim...
Yorumlar 3
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.