Deneme

Kürsüsüz Akademinin Anonim Cüppelileri

3 dk okuma 36 okunma
Kürsüsüz Akademinin Anonim Cüppelileri

İnsanlık tarihi, unvanları rütbe rütbe, santim santim dağıtarak burjuva koridorlarında büyüttü. Şimdilerde ise o koridorların yerini alan fiber optik kablolarda, tarihin en büyük rütbe devalüasyonu yaşanıyor. Bugün dijital dünyanın sokaklarında kimse kimsenin adını bilmiyor, ama herkes bir diğerinin "hoca"sı.

Bir tweetin altında, bir videonun yorum kısmında ya da hiç tanınmayan bir profilin DM kutusunda yankılanıyor o kutsal kelime. Eskiden tebeşir tozu yutmuş, kütüphane raflarında ömür eskitmiş insanlara bahşedilen o ağırbaşlı unvan, şimdilerde iki satır post atıp altına "rez" alan herkesin sırtına bir hırka gibi geçiriliyor.

Sınırsız ve Sınıfsız Bir İroni

Bu yeni nesil hitap şekli, aslında çağımızın en zeki ve en çaresiz savunma mekanizması. Birbirimizi incitmekten korktuğumuz, ama mesafeyi de korumak istediğimiz o kaygan zeminde "hocam" kelimesine sığınıyoruz.

  • Ne bileyim ben senin kim olduğunu: Sana "beyefendi" desem fazla resmi, "kardeşim" desem fazla laubali, "lan" desem kavga sebebi. Ama "hocam" dediğim an, aramızda görünmez bir amfi inşa ediyorum. Sen kürsüdesin, ben sırada. Söz hakkı senin, ama notu veren benim.

  • Modern zamanların kibarlık maskesi: En sert eleştirilerin, en acımasız linçlerin başına iliştirilen bir "hocam", zehrin üzerine dökülen bir kaşık bal gibi. "Hocam yalnız o veri yanlış" derken, aslında "Hiçbir şey bildiğin yok ama seni kırmak da istemiyorum" nezaketini kuşanıyoruz.

Tebeşir Tozundan Piksel Tozuna

Eski hocaların ellerinde mürekkep lekeleri olurdu; şimdikilerin parmak uçlarında ise ekran parlamaları. Biri hayatı öğretirdi, diğeri algoritmanın algoritmasını. İşin ironik kısmı, bu unvanı birbirine fırlatanların çoğunun ne bir ders anlatmışlığı var ne de bir tez savunmuşluğu. Bizler, modern zamanın kürsüsüz akademisyenleriyiz. Diplomasız, amfisiz ve en önemlisi; öğrencisiz hocalarız. Herkesin anlattığı ama kimsenin dinlemediği bir çağda, birbirimizi "hocam" diye çağırarak belki de o hiç var olmamış dinleyicinin hayalini kuruyoruz.

Dünyanın en kalabalık üniversitesindeyiz artık. Herkes profesör, herkes kürsü sahibi, herkes her konunun mutlak hakimi. Ve işin en güzel mizahı da burada saklı: Herkesin hoca olduğu bir yerde, aslında hiç kimse hoca değil.

Yıllar sonra dijital arkeologlar bu dönemin kalıntılarını kazıdıklarında, milyonlarca insanın birbirine ders anlatmaya çalıştığı ama kimsenin sınıfı geçemediği tuhaf bir entelektüel panayır görecekler.

İşte böyle hocam.

Biz yine de yerimizi bilelim; tebeşirimiz bitse de piksellerimiz baki kalsın.

Nasıl buldun dostum?

Çağın bu küçük ama derin detayını yeterince samimi ve edebi bir dille yakalayabilmiş miyim?

Paylas:

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Şiir Ceketli Adam

Şiir Ceketli Adam

Şiir Ceketli Adam; çağdaş spoken word, şiir dramaturjisi ve Neo-Anatolian anlatı estetiği üzerine üretim yapan bağımsız bir yaratıcı kimliktir. Metinlerinde sessizlik, şehir hafızası ve insanın görünmeyen taraflarını sinematik bir anlatımla buluşturur.

36 Yazı 4,937 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol