Deneme

KENDİNE ÇIKAN YOLLAR

2 dk okuma 90 okunma
KENDİNE ÇIKAN YOLLAR

Sanat Sokağı'nın akşamları, kalabalığın çekildiği saatlerde kendini daha iyi anlatıyor galiba.

Gündüzleri vitrinden vitrine akan bakışlar, telaşla birbirini geçen adımlar ve kısa konuşmaların arasında pek fark edilmeyen şeyler; gün ışığı çekilip yerini sarı lambalara bıraktığında görünür hâle geliyor.

Çünkü bazı sokaklar insanlar yürürken değil, insanlar yavaşladığında konuşuyor.

Taş döşeli yolların üzerinde ağır ağır uzayan gölgeler vardı o akşam.

Binaların pencerelerine yerleşen ışık, bir şehrin değil de uzun zamandır anlatılmayı bekleyen bir hikâyenin içinden sızıyor gibiydi.

Her köşede biraz emek, biraz bekleyiş ve biraz da unutulmuş zaman duruyordu.

Bir sokağın sanatla anılması kolaydır.

Bir tabela asılır, birkaç sergi açılır, birkaç fotoğraf çekilir ve mesele tamam sanılır.

Oysa sanatın gerçek adresi duvarlar değildir. İnsan bazen bunu yürürken fark ediyor.

Sanat; bir heykelin yanında durup sessizleşebilmektir.

Bir pencerenin ışığında kendi geçmişini hatırlayabilmektir.

Kimsenin duymadığı bir cümleyi içinde tamamlayabilmektir.

Belki de bu yüzden bazı yollar insana varacağı yeri değil, kim olduğunu hatırlatır.

Akşam ilerledikçe sokak biraz daha tenhalaştı.

Sesler geri çekildi. Geriye yalnızca ışığın taşlara bıraktığı iz ve yürüyen bir insanın gölgesi kaldı.

O an anlaşılıyor ki hayatın en önemli yolculukları kalabalıklarla değil, insanın kendi iç sesiyle yapılıyor.

Çünkü zaman, herkesi bir yerlere götürüyor.

Kimi başarıya,
kimi yalnızlığa,
kimi hatıralara.

Ama çok az insan yürüdüğü yolun kendisini değiştirdiğini fark ediyor.

Belki de bütün mesele buydu.

Bir sokağın içinden geçmek değil;
bir sokağın içimizden geçmesine izin vermek.

Ve o akşam Sanat Sokağı'nda anlaşılan şey şuydu:

Bazı insanlar yolları hatırlar.

Bazı insanlar şehirleri.

Ama hayatın sonunda insanı en çok şaşırtan şey, yıllarca kendini aradığı bütün yolların aslında kendi içine çıktığını öğrenmesidir.

Paylas:

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Şiir Ceketli Adam

Şiir Ceketli Adam

Şiir Ceketli Adam; çağdaş spoken word, şiir dramaturjisi ve Neo-Anatolian anlatı estetiği üzerine üretim yapan bağımsız bir yaratıcı kimliktir. Metinlerinde sessizlik, şehir hafızası ve insanın görünmeyen taraflarını sinematik bir anlatımla buluşturur.

22 Yazı 2,104 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol