Deneme

Kanun Namına Seni Sevmemeye Karar Verdim

3 dk okuma 47 okunma
Kanun Namına Seni Sevmemeye Karar Verdim

İçeride, saatin tik takları, bir yargıcın tokmağının duvarda yankılanan, hiç bitmeyecek sesi gibiydi. Zaman, bir suçluyu değil, suçun kendisini bekliyor gibiydi: Seni sevmeme kararı.

Bu karar, bir anlık bir öfke ya da kırgınlık sonucu verilmedi. Hayır, bu, uzun bir muhakeme sürecinin, delillerin titizlikle incelenmesinin ve vicdanın o sessiz, amansız sesinin ürünüydü. Kanun namına verilmiş bir karardı. Ama hangi kanun? Kalbimin mi, yoksa aklımın mı?

Bir zamanlar, senin sevgin bir kanundu benim için. İtiraz edilemez, sorgulanamaz bir yasa. Her gülümsemen bir hüküm, her bakışın bir emir gibiydi. Ve ben, o yasanın en sadık tebaasıydım. Ama zamanla, o yasanın adaleti sorgulanmaya başlandı. Sevginin, özgürlük adı altında, aslında bir tutsaklık olduğunu fark ettim.

Hatırlıyorum, bir akşamüstü, denizin maviliğine bakarken, içimde bir isyan bayrağının açıldığını hissettim. O mavi, senin gözlerindi, evet. Ama o mavi, aynı zamanda, benim uçsuz bucaksız özgürlüğümün de rengi olmalıydı. Senin sevgin, o özgürlüğü kısıtlayan bir çitti. Ve ben, o çiti yıkmaya karar verdim.

Ama bu kararı vermek, o kadar kolay olmadı. İçimdeki hukukçu, her argümanı titizlikle inceledi. "O seni seviyordu," diyordu. "Evet," diyordum ben de, "ama onun sevgisi, benim kendi kendimi sevmemi engelliyordu." "Sana mutluluk veriyordu," diyordu. "Evet," diyordum ben de, "ama o mutluluk, bir başkasının varlığına bağımlıydı."

Ve sonunda, kararımı verdim. Kanun namına, seni sevmemeye karar verdim. Ama bu, bir nefret ilanı değil. Tam tersine, bu, senin sevgini, onun gerçek ağırlığından arındırma, onu bir yük olmaktan çıkarma çabası.

Bu karar, seni sevmeyi bırakmak değil. Sadece, o sevgiyi, benim hayatımın tek yasası olmaktan çıkarmak. Onu, bir anı olarak, bir deneyim olarak, bir öğrenim olarak, hafızamın bir köşesine saklamak. Ve kendi yasalarımı, kendi kanunlarımı yazmaya başlamak.

Belki de, gerçek özgürlük, sevginin kanunlarını değil, kendi vicdanının kanunlarını takip etmektir. Belki de, gerçek sevgi, karşındakini sevmek değil, kendini sevmeyi öğrenmektir. Ve belki de, bu karar, sadece seni değil, beni de özgürleştirecek.

Saat hala tik tak ediyor. Ama artık, o ses, bir yargıcın tokmağı değil. Kendi hayatımın, kendi zamanımın ritmi. Ve bu ritim, bana, kanun namına, kendi yolumu çizmem gerektiğini fısıldıyor.

Paylas:

Yorumlar 1

5 / 5 (1 yorum)
Yasemin Erim
Yasemin Erim

Ne güzel ifade etmişsiniz Çok güzel mısralar Kaleminize sağlık

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Şiir Ceketli Adam

Şiir Ceketli Adam

Şiir Ceketli Adam; çağdaş spoken word, şiir dramaturjisi ve Neo-Anatolian anlatı estetiği üzerine üretim yapan bağımsız bir yaratıcı kimliktir. Metinlerinde sessizlik, şehir hafızası ve insanın görünmeyen taraflarını sinematik bir anlatımla buluşturur.

36 Yazı 4,936 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol