GÜVENLİ LİMANLARA DOĞRU
Zamanın hızıyla sürüklenip savrulduğumuz ve dengeyi bulmakta zorlandığımız talepkâr bir çağdayız. Bu nedenle sıkça düşüp; kendimizi yara bere içinde bıraktığımız için kendimize sığınacak güvenli limanlar arıyoruz. Henüz tam anlamıyla o limanları keşfedip demirleyemedik belki ama yüzümüzü doğru yöne çevirmeye başladık diye düşünüyorum.
Yavaşlamanın önemini biliyoruz hepimiz, ancak yavaşlayamama kaygısı çağın hızından daha çok yoruyor bizi. Ne zamandır unuttuğumuz keyifli ev sohbetleri iyi gelecek biliyoruz; ama kimsenin el birliğiyle güzelleştirilebilecek vakitleri geri kazanmaya mecali yok. Sadece aileye ya da kendimize vakit ayırdığımız huzurlu pazar günlerini özlüyoruz; rutinleri bozduk farkındayız; ama evlerimizde durup sakin, dinlendirici zaman geçirmeye imkan bırakmayan ilave telaşların zincirinden kurtulamıyoruz.
Sosyal medya ne kadar büyük bir olmazsa olmazı olsa da günümüzün, hep aynı dayatma mevzular kaygıyı, stresi, yorgunluk ve bezginliği üst seviyelere taşıyor. Çoğumuz insanı malzeme haline getiren ekranın karmaşık ve sıkıcı varlığından uzaklaşmaya, bir adım geriden bakmaya başladık bile. Bir kahve fincanı gönderisi, hikayedeki çiçek buketleri, kedi ve köpek fotoğrafları, doğanın gerçekliği, eski eşyaların nostaljik görselleri… Bütün bunlar sosyal medyanın artık bizi yoran yüzünden çok daha huzurlu ve gerçekçi geliyor. Hatta artık birçok insan, aidiyet hissettiği gruplarla birlikte küçük ve kendi olabildiği yaratıcı topluluklara yöneliyor; çünkü hepimiz huzur ve dengenin ellerimizden çalındığı zamandan önceye bir geri dönüş yolu arıyoruz.
Bu dönüşün çok vakit alacağı su götürmez bir gerçek olsa da, yeniden dirilmeye istekli olmak ve insanın özüne dönüşünü gerçekleştirme çabası mutlaka olumlu bir karşılık bulacaktır.
Nilden Sargut
Yorumlar 2
Üçten yorumunuz için çok teşekkür ederim 🙏🏻
Var olun, çok teşekkür ediyorum hocam 🙏🏻
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.