Şiir

Gerçek yaşanmış bir yaşamdan

4 dk okuma 28 okunma
Gerçek yaşanmış bir yaşamdan

17 YAŞI NDAAŞK
Onyedi yaşında
Sıcak bir Haziran yazının ortasında
Bir mahalle ortamında
Otururken kırık dökük bir duvarda
Gözlerinle tanıştım ilk defa


O gözler içimi aydınlatmıştı
Kalbim sanki yerinden çıkacaktı
O an dünya birden küçüldü
Hayaller ise bir anda büyüdü


Yanıma yaklaştın
Ve o gün bana bir gül uzattın
Ellerim titreyerek o gülü aldım
Kalbim ise minik bir tomurcuk idi
Senden aldığım gül ile
O da açıp gonca oldu


Deli dolu gülüşün
Savurarak yürüdüğün saçların
O simsiyah bana bakan gözlerin
Yıkılmaz sandığım duvarlarımdan geçti
Ama nereden bilirdimki
Masallara bile konu olan
Zengin asi kız, sakin fakir oğlan
İki ayrı yolun yolcusu olacaktık
İlerleyen zaman


Onyedi yaşında
Kavak yelleri eserdi başımızda
Ellerimiz birbirine dokunmazken bile
Kalplerimiz çarpıyordu birbirimize


Beni benden alıyordu gülüşlerin
Hele o salınarak yürüyüşlerin
İsmimi söylerken dudağındaki sözlerin
Yüzüme ayrı bir neşe katıyordu gözlerin


Böyle birbirimizi severken
Yaz bitti, sen kendi yurduna döndün
Ben olduğum yerde kaldım
Ama çok sonradan öğrendim
Sen rüzgâr gibi özgür ve uzak
Ben köklerinde sıkışmış bir parça toprak

Sen deli dolu çılgın
Ben sakin ve suskun

Aylar geçti, yollar farklı, şehirler uzak

Sonra görüşmeler azaldı 

Konuşmalar sustu

Zaman aramıza karabasan oldu 

Sen başka bir dünyaya giderken 

Ben kendi sessizliğime gömüldüm 

Sensizkende yine

O boş sokaklarda

Olmadığını bile bile

Seninle yürüdüm

Evinin pencerelerinde seni aradım 

Oradaymışsın, kapıdan çıkıp gelecekmişsin gibi 

Hayallere daldım

Ne tuhaf değil mi

Onyedi yaşında başladı 

Onyedi yaşında bitti 

Bir güle güle bile demeden

Susturdun birden tüm sevgimi

Zaman geçti yüzler değişti 

Ama o onyedi yaşın masum aşkı 

Hala bende bitmedi 

Ve hala içimde yanan sevdan 

Hiç değişmedi

Gülüşün hala aklımda 

Sesin olsada uzaklarda 

Bir şarkı gibi çalıyor

Kalbim hala sesini duyuyor 

Belki de hayat insana böyle öğretir 

Bazı sevdalar güldürmez delirtir

Ama o gençlik yılların hayali 

Ruhta iz bırakır ve hep seninle kalır 

Yıllar sonra, rastladık birbirimize

Bir fuar içinde, çocuk parkında

Zamanın ağırlığı 

Yılların yorgunluğu vardı omuzlarımızda

Sen bana baktın, ben sana 

Koştun ve sarıldın boynuma 

Zaman durdu bir anda 

Sanki ikimizde onyedi yaşında

Gözlerimiz takılı kaldı

Geçmişin anılarına 

İkimiz de biliyorduk ayrıldığımızı

Yolların bizi uzaklaştırdığını 

Ama şunuda biliyorduk ki 

Hala kalbimizin aynı ritimde attığını 

Hislerimizin bizden hiç uzaklaşmadığını

Seni hep sevdim dedin 

Bende seni dedim

Gözlerimiz doldu, dudaklarımız sustu

Çünkü biliyorduk, dünya ikiye ayrılmıştı

Senin rüzgâr gibi deli ruhun 

Benim sessizliğim ve köklerim 

Tekrar ortaya çıktı 

İki kalp yıllar sonra 

Bulmuştu birbirlerini bir anda 

Ama anladılar ki 

Bazı aşklar kalpte tutulmaz

Hiç de kaybolmaz

Yaprakları kurusada

Kökleri derinlerde yaşar yıllarca

Sonra ayıldılar 

Adam eve gitti 

Kurumuş gül hala bir kitap arasında idi 

Gençlik yıllarının en masum ve deli hayali 

Yıllarca sakladığı kuru gülde gizliydi 

Sonra

Hüzünlü bir tebessüm oluştu yüzünde 

Hala seviyordu, hala özlüyordu 

Ama ayrıydı ve yalnızdı 

O küçük kurumuş gül ise

Yıllarınsessiz tanığıydı

Paylas:

Yorumlar 1

5 / 5 (1 yorum)
Ahmet Cihat Şimşek
Ahmet Cihat Şimşek

Çok güzel hocam kaleminiz daim olsun 🙏

Murat İnci
Murat İnci

Çok teşekkürler

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Murat İnci

Murat İnci

Tek farkım herkesten farklı olmam

4 Yazı 111 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol