Gerçek yaşanmış bir yaşamdan
17 YAŞI NDAAŞK
Onyedi yaşında
Sıcak bir Haziran yazının ortasında
Bir mahalle ortamında
Otururken kırık dökük bir duvarda
Gözlerinle tanıştım ilk defa
O gözler içimi aydınlatmıştı
Kalbim sanki yerinden çıkacaktı
O an dünya birden küçüldü
Hayaller ise bir anda büyüdü
Yanıma yaklaştın
Ve o gün bana bir gül uzattın
Ellerim titreyerek o gülü aldım
Kalbim ise minik bir tomurcuk idi
Senden aldığım gül ile
O da açıp gonca oldu
Deli dolu gülüşün
Savurarak yürüdüğün saçların
O simsiyah bana bakan gözlerin
Yıkılmaz sandığım duvarlarımdan geçti
Ama nereden bilirdimki
Masallara bile konu olan
Zengin asi kız, sakin fakir oğlan
İki ayrı yolun yolcusu olacaktık
İlerleyen zaman
Onyedi yaşında
Kavak yelleri eserdi başımızda
Ellerimiz birbirine dokunmazken bile
Kalplerimiz çarpıyordu birbirimize
Beni benden alıyordu gülüşlerin
Hele o salınarak yürüyüşlerin
İsmimi söylerken dudağındaki sözlerin
Yüzüme ayrı bir neşe katıyordu gözlerin
Böyle birbirimizi severken
Yaz bitti, sen kendi yurduna döndün
Ben olduğum yerde kaldım
Ama çok sonradan öğrendim
Sen rüzgâr gibi özgür ve uzak
Ben köklerinde sıkışmış bir parça toprak
Sen deli dolu çılgın
Ben sakin ve suskun
Aylar geçti, yollar farklı, şehirler uzak
Sonra görüşmeler azaldı
Konuşmalar sustu
Zaman aramıza karabasan oldu
Sen başka bir dünyaya giderken
Ben kendi sessizliğime gömüldüm
Sensizkende yine
O boş sokaklarda
Olmadığını bile bile
Seninle yürüdüm
Evinin pencerelerinde seni aradım
Oradaymışsın, kapıdan çıkıp gelecekmişsin gibi
Hayallere daldım
Ne tuhaf değil mi
Onyedi yaşında başladı
Onyedi yaşında bitti
Bir güle güle bile demeden
Susturdun birden tüm sevgimi
Zaman geçti yüzler değişti
Ama o onyedi yaşın masum aşkı
Hala bende bitmedi
Ve hala içimde yanan sevdan
Hiç değişmedi
Gülüşün hala aklımda
Sesin olsada uzaklarda
Bir şarkı gibi çalıyor
Kalbim hala sesini duyuyor
Belki de hayat insana böyle öğretir
Bazı sevdalar güldürmez delirtir
Ama o gençlik yılların hayali
Ruhta iz bırakır ve hep seninle kalır
Yıllar sonra, rastladık birbirimize
Bir fuar içinde, çocuk parkında
Zamanın ağırlığı
Yılların yorgunluğu vardı omuzlarımızda
Sen bana baktın, ben sana
Koştun ve sarıldın boynuma
Zaman durdu bir anda
Sanki ikimizde onyedi yaşında
Gözlerimiz takılı kaldı
Geçmişin anılarına
İkimiz de biliyorduk ayrıldığımızı
Yolların bizi uzaklaştırdığını
Ama şunuda biliyorduk ki
Hala kalbimizin aynı ritimde attığını
Hislerimizin bizden hiç uzaklaşmadığını
Seni hep sevdim dedin
Bende seni dedim
Gözlerimiz doldu, dudaklarımız sustu
Çünkü biliyorduk, dünya ikiye ayrılmıştı
Senin rüzgâr gibi deli ruhun
Benim sessizliğim ve köklerim
Tekrar ortaya çıktı
İki kalp yıllar sonra
Bulmuştu birbirlerini bir anda
Ama anladılar ki
Bazı aşklar kalpte tutulmaz
Hiç de kaybolmaz
Yaprakları kurusada
Kökleri derinlerde yaşar yıllarca
Sonra ayıldılar
Adam eve gitti
Kurumuş gül hala bir kitap arasında idi
Gençlik yıllarının en masum ve deli hayali
Yıllarca sakladığı kuru gülde gizliydi
Sonra
Hüzünlü bir tebessüm oluştu yüzünde
Hala seviyordu, hala özlüyordu
Ama ayrıydı ve yalnızdı
O küçük kurumuş gül ise
Yıllarınsessiz tanığıydı
Yorumlar 1
Çok teşekkürler
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.