Kişisel Gelişim

Zihnimizin Sessiz Tuzağı: Akıl Okuma Yanılgısı

3 dk okuma 47 okunma
Zihnimizin Sessiz Tuzağı: Akıl Okuma Yanılgısı

Zihnimizin Sessiz Tuzağı: Akıl Okuma Yanılgısı

Ece Özdemir
Sosyolog | Aile ve Çift Danışmanı | Yazar

Hiç kendinizi, karşınızdaki kişinin ne düşündüğünü bildiğinize inanırken buldunuz mu?

“Kesin bana kırıldı.”
“Bana cevap vermediğine göre beni önemsemiyor.”
“Yüzü asık, demek ki benden hoşlanmıyor.”

Aslında bunların hiçbiri bir gerçek değil; yalnızca zihnimizin yaptığı yorumlardır.

Psikolojide akıl okuma, bilişsel çarpıtmalardan biri olarak tanımlanır. Yani elimizde yeterli kanıt olmadan, karşımızdaki kişinin düşüncelerini veya niyetini bildiğimizi varsayarız. Oysa gerçekte kimsenin zihnini okuyamayız.

Bu düşünce biçimi çoğu zaman çocuklukta yaşanan deneyimlerden, reddedilme korkusundan, düşük öz güvenden ya da geçmişte yaşanan olumsuz ilişkilerden beslenebilir. Daha önce eleştirilen ya da değersiz hissettirilen bir kişi, yetişkinlikte de belirsiz durumları kendisiyle ilişkilendirmeye daha yatkın olabilir.

Örneğin bir arkadaşınız mesajınıza geç cevap verdiğinde zihniniz hemen bir hikâye yazmaya başlayabilir:

“Bana kızdı.”

“Artık benimle konuşmak istemiyor.”

“Bir hata yaptım.”

Oysa gerçek çok farklı olabilir. Belki yoğun bir toplantıdadır, belki telefonu sessizdedir ya da sadece dinlenmek istemiştir.

Zihnimiz, belirsizliği sevmez. Bu nedenle eksik kalan boşlukları çoğu zaman kendi varsayımlarıyla doldurur. Sorun da tam burada başlar. Çünkü varsayımlarımıza gerçekmiş gibi inandığımızda, davranışlarımız da buna göre şekillenir. Mesafe koyar, kırılır, öfkelenir ya da iletişimi kesebiliriz. Böylece aslında hiç yaşanmamış bir problemi, kendi zihnimizde büyüterek gerçek bir soruna dönüştürebiliriz.

Bu döngüyü kırmanın ilk adımı, düşüncelerimizi sorgulamaktır.

Kendimize şu soruları sormayı deneyebiliriz:

  • Bunun gerçekten doğru olduğuna dair elimde hangi kanıt var?
  • Başka bir açıklaması olabilir mi?
  • Karşı tarafın düşüncesini gerçekten biliyor muyum, yoksa sadece tahmin mi ediyorum?

Bu sorular, zihnimizin otomatik senaryolarını fark etmemize yardımcı olur.

Unutmamak gerekir ki her düşünce gerçek değildir. Zihnimiz bizi korumaya çalışırken bazen yanıltabilir de.

Belki de ilişkilerimizi en çok zorlayan şey, insanların söyledikleri değil; bizim onların söylemediği şeyleri söylemiş gibi düşünmemizdir.

Gerçek iletişim, akıl okumakla değil; sormak, dinlemek ve anlamaya çalışmakla başlar.

Paylas:

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Ece Özdemir

Ece Özdemir

Sosyolog, aile ve çift danışmanı, yazar ve içerik üreticisi. İnsan ilişkileri, kişisel dönüşüm, psikoloji ve duygusal farkındalık üzerine yazılar üretiyorum. “Zihin Gücüyle Mucizeler Yarat” adlı kitabın yazarıyım.

5 Yazı 298 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol