Matilda ve Yengeç
Matilda, denizin kıyısında sessizce otururken yanına bir yengeç yaklaştı.
Tek bir soru sordu Matilda:
“Nasılsın, Yengeç Kardeş?”
Yengeç anlattı… Anlattı… Anlattı…
Sabırla dinledi Matilda. Sonra hafifçe gülümsedi.
“Bir şey mi oldu?” diye sordu yengeç.
Matilda tebessüm ederek,
“Sen hep böyle çok mu konuşursun?” dedi.
Yengeç gözlerini ufka çevirdi ve usulca cevap verdi:
“Matilda, ben konuşuyorsam korkma. Çünkü konuştuğum sürece hâlâ anlatacaklarım, düzeltmeye çalıştıklarım ve umut ettiklerim vardır. Kelimeler, bağın hâlâ yaşadığını gösterir.
Ama asıl korkman gereken benim susmalarımdır. Çünkü insan, konuşmaktan vazgeçtiğinde değil; susmayı seçtiğinde gerçekten uzaklaşmaya başlamıştır. Suskunluk bazen kırgınlığın, bazen vazgeçişin, bazen de artık söylenecek hiçbir şey kalmadığının en ağır ifadesidir.”
Matilda derin bir nefes aldı.
O gün anladı ki;
Her sessizlik huzur değildir. Bazen en yüksek çığlık, hiç çıkmayan sestir.
Yasemin Saygın
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.