Umut
Hayat güzeldir,
Seni tanıdığım güne şükürler olsun...
Diyebilir mi insan?
Dışarı yağmur yağıyor diye hasta olmazsın,
Yağmur değil, yüreğin hasta eder seni.
Sıcak tutar seversen yüreğini,
Her an seninledir;
Ne hasta olursun ne de ıslanırsın.
Bırak, sal kendini toprağın kokusuyla,
Yenilen...
Yenilen ki yeşersin umutların.
Islak ıslak, ağlar gibi rahatla,
Kimse anlamasın.
Ağladığını sansınlar seni...
"Bu adam sırılsıklam aşık olmuş," desinler,
"Deli gibi yağmurda, elinde çiçekle gidiyor..."
Bu yolun sonu hesapsız imtihan olacaktır,
Çünkü onlar bilmez, bırak öyle de kalsın.
Şimdi anlıyorsun değil mi, adam?
Seni hasta eden kim...
Şimdi varsın gök gürlesin üzerime, varsın şimşekler çaksın,
Gözlerimden süzülen damlaları şu koca şehir senin feryadın sansın.
Hangi rüzgâr dindirir ki içimde büyüyen bu sessiz yangını?
Sen yoksan eğer, sığındığım tüm limanlar zifiri karanlık,
Bastığım her toprak, yürüdüğüm her sokak bana yabancı.
Varsın bu deliliği sadece kaldırımlar, sadece gece yarıları anlasın;
Ben elinde solmayan bir umutla kör kuyularda seni aramaktayım.
Bile bile yürüdüğüm bu meçhul yolun her dikeni, her acısı başım üstüne,
Çünkü ruhuma senden bulaşan bu amansız hastalık,
Benim bu dünyadaki en kutsal, en hesapsız ödülümdür...
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.