Kendini ertelemek; En yakındaki uzaklık
KENDİNİ ERTELEMEK: EN YAKINDAKİ UZAKLIK
Hayatın telaşı içinde çoğu zaman her şeye yetişmeye çalışıyoruz. İşe, sorumluluklara, aileye, insanlara, beklentilere… Günler geçiyor, yapılacaklar listesi uzuyor, biz ise herkese bir şekilde yetişebildiğimizi sanıyoruz. Ama çoğu zaman fark etmediğimiz bir şey var: En çok kendimize geç kalıyoruz.
Kendini ertelemek, insanın kendi ihtiyaçlarını sessizce geri plana atmasıdır. Dinlenmeyi, mutlu olmayı, hayal kurmayı, hatta bazen hissetmeyi bile “daha sonra”ya bırakmaktır. Dışarıdan bakıldığında güçlü, ilgili, fedakâr ve sorumluluk sahibi görünürsünüz. Ama içinizde yavaş yavaş büyüyen bir yorgunluk vardır. Çünkü insan, kendini sürekli ikinci plana attığında yalnızca zamanını değil, ruhunu da tüketmeye başlar.
Danışanlarımla yaptığım görüşmelerde en sık duyduğum cümlelerden biri şudur:
“Herkesi mutlu etmeye çalışırken kendimi unuttum.”
Aslında bu cümle birçok insanın hayatını özetliyor. Çünkü çoğumuz çocuklukta sevilmek için “iyi”, “uyumlu” ve “fedakâr” olmamız gerektiğini öğrendik. Kendi ihtiyaçlarımızı geri plana atmayı, sessiz kalmayı, güçlü görünmeyi alışkanlık haline getirdik. Ve zamanla başkalarının beklentilerini yaşarken, kendi iç sesimizi duyamaz olduk.
Oysa insanın kendine gösterdiği özen bir bencillik değil, ruhsal bir ihtiyaçtır. Kendine zaman ayırmak, sınır koymak, yorulduğunu kabul etmek ya da sadece “ben de önemliyim” diyebilmek büyük bir farkındalık ister. Çünkü kendini ihmal etmek bazen o kadar normalleşir ki, kişi kendi duygularına bile yabancılaşır.
Kendini ertelemekten vazgeçmek kolay değildir. Bu, yıllardır süren bir alışkanlığı değiştirmek demektir. Ama insan bir gün gerçekten durup kendine baktığında şunu fark eder: Hayat boyunca en çok ihmal ettiği kişi, aslında en çok sevmesi gereken kişidir.
Belki de iyileşme tam burada başlar. Kendini yeniden duymakta… Kendi ihtiyaçlarını önemsemekte… Ve yıllardır ertelenen o iç sese sonunda şunu söyleyebilmekte;
“Artık seni son sıraya koymayacağım.”
Yorumlar 5
İnsan hep bir başkası diye diye kendinden çok ödün verir ve üstelik bu doğrultuda kendine hep geç kalır. Zira kendinden ödün vermek kendi hayatını hiçe saymak anlamına gelir. 😊 Emeğinize sağlık hocam
Teşekkür ederim ✨
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.