Makale

Düşünce Yazısı İyilik mi Daha Bulaşıcıdır, Kötülük mü?

4 dk okuma 55 okunma
Düşünce Yazısı İyilik mi Daha Bulaşıcıdır, Kötülük mü?
İyilik mi Daha Bulaşıcıdır, Kötülük mü?
"İyilik bulaşıcıdır" sözü toplumda sıkça kullanılan bir ifadedir. Ancak bu söylemin üzerinde biraz düşünmek gerekir. Çünkü "bulaşmak" kelimesi, dilimizde genellikle virüsler, mikroplar ve hastalıklar için kullanılan bir kavramdır. Bu nedenle iyiliğin gerçekten ne ölçüde "bulaşıcı" olduğu tartışmaya açıktır.
Sosyal medyada sık sık insanların içini ısıtan videolar ve paylaşımlar görürüz. Birine yardım edenler, hayvanlara sahip çıkanlar, dayanışma örnekleri sergileyenler... Bunlar elbette güzel ve umut verici görüntülerdir. Ancak şu soru da sorulabilir: Bu paylaşımlar en çok kimleri etkiler?
Genellikle bu tür içerikleri ilgiyle izleyenler, zaten vicdani değerlere sahip insanlardır. Merhametli, duyarlı ve yardımsever kişiler bu görüntülerden etkilenir, umutlanır ve mutlu olur. Fakat kötülüğü alışkanlık hâline getirmiş, vicdani değerlerden uzaklaşmış insanların bu tür örneklerden aynı ölçüde etkilenip etkilenmediği tartışmalıdır.
Bu nedenle bana göre mesele, iyiliğin hiç yayılmaması değil; kötülüğün çok daha hızlı yayılmasıdır.
Şöyle düşünelim: Bir çuvaldaki çürük elma, diğer elmaları da çürütür. Toplumlarda da benzer bir durum görülebilir. Şiddet, nefret, saygısızlık, sevgisizlik, duyarsızlık, hoşgörüsüzlük ve tahammülsüzlük çoğu zaman daha hızlı yayılma eğilimi gösterir. Çünkü yıkmak, yapmak kadar emek istemez.
Toplumsal çürümenin yaşandığı dönemlerde sıkça şu sözleri duyarız: "Komşuluk kalmadı, dostluk kalmadı, akrabalık kalmadı, ahlâk kalmadı, sevgi ve saygı kalmadı." Adeta toplumun büyük bir kısmı aynı olumsuz dili konuşmaya başlar. Bu da cehaletin, yozlaşmanın ve popülizmin güç kazanmasına zemin hazırlar.
Öte yandan iyilik, çoğu zaman uzun bir emeğin sonucudur. Bir çocuğa sevgi, saygı, vicdan ve merhamet kazandırmak yıllar alır. Sağlıklı bir toplum oluşturmak da aynı şekilde sabır ve disiplin ister. Bu nedenle iyiliğin yayılması mümkündür; ancak kötülüğün yayılmasından çok daha zahmetli ve yavaş gerçekleşir.
Gerçek anlamda güçlü bir toplum; sevgiye, saygıya, merhamete ve adalete değer veren insanların çoğunlukta olduğu toplumdur. Bunun yolu da aile eğitimi ile devlet eğitiminin uyumlu şekilde ilerlemesinden, kültürün, sanatın, edebiyatın ve müziğin desteklenmesinden geçer. Aynı zamanda bol okumak, araştırmak, gezmek ve öğrenmek de cehaletin aşılmasında önemli rol oynar.
Cehaletin azaldığı yerde vicdan, adalet, saygı ve sevgi daha güçlü filizlenir. Cehaletin hâkim olduğu yerde ise yozlaşma daha kolay kök salar. Çünkü insanlar düşünmeyi bıraktıklarında, popülizm ve yüzeysel söylemler daha etkili hâle gelir.
Kısacası, bana göre iyilik yayılabilir; ancak kötülüğün yayılma hızı genellikle daha fazladır. Bu yüzden iyi bir toplum oluşturmak ciddi bir emek ister. İyilik, toprağa atılan bir tohumun yıllar içinde büyüyüp meyve vermesine benzer. Kötülük ise bir hastalığın bütün tarlayı kısa sürede sarması gibidir.
Bu nedenle asıl mesele, iyiliğin bulaşıcı olup olmaması değil; iyiliği besleyecek şartları oluşturabilmektir.
Şimdi soruyorum:
Sizce iyilik mi daha hızlı yayılır, kötülük mü?
Ozan Serpinhan
29.05.2026
Paylas:

Yorumlar 1

5 / 5 (1 yorum)
Seçil Altınsoy
Seçil Altınsoy

İyilik çabuk unutuluyor ama tek bir hata hiç unutulmuyor o yüzden kötülük daha çok bulaşıcı 🤷‍♀️

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Ali Elibüyük

Ali Elibüyük

2 Yazı 103 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol