Dicle'nin Çığlıkları
Feqi’yi Teyran’ın, kuşların dilinden anladığı rivayet edilir. Hatta bazı rivayetlere göre de suyu o kadar izler ki suyunu dilini öğrendiği ve dertleştikleri anlatılmaktadır. Mezopotamya’nın bir yanını bıçak gibi kesen Dicle Nehri’nin yanında bir medresesi var, Kereşa ve Zêvê Köyü arasında bir müddet yaşadığı ise kesin ve kanıtlanmış bilgidir.
Dicle nehrinin çok gürültülü aktığı ve hırçın dalgalarla yol aldığı biliniyordu, şayet şu anda Dicle çok sessiz ve sakin akmaktadır. Dicle’nin bu kadar sessiz olmasının sebebini merak ettiğimiz vakit bazı kimselere sorma gereği duyduk.
Bunun sebebinin ise, bölgede yeni doğan çocuklar artık Dicle’nin çıkardığı sese dayanmaz ve uyumaz olurlar. Köylerde yaşayan kadınlar da Feqi’ye giderler ve her gece çocuklarının uyuyamadığını ve nehrin ise çok gürültü çıkardığını söylerler.
Rivayete göre Feqi, birkaç gün düşünür ve bir çare bulamaz. Çareyi gidip de Dicle nehri ile konuşmakta bulur. Medreseden aşağı inen patikalardan yavaşça iner ve dikenlerle de cebelleşerek nehre varır.
- Hadi biz yetişkinler bir şekilde uyur veya senin sesinin olmadığı bir yere gider de gene uyur. Fakat bu sabiler ne yapar? Uyuyamazlar, her akşam sabaha kadar ağlarlar…
Dicle ile arasında geçen diyalogdan sonra Dicle’nin sessiz ve sakin aktığı rivayet edilmektedir
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.