Gündem

Bayram

3 dk okuma 63 okunma
Bayram

Bayram sabahlarını hatırlayanlar bilir…

O sabahlar, kırmızı rugan ayakkabıların yeni umutlar gibi parladığı, annelerin geceden özenle ütülediği pileli elbiselerin içine çocuk yüreğimizin zar zor sığdığı sabahlardı. Çocuk kalbimiz, bir gecelik uykusuzluğa bile razıydı; çünkü arefe gecesi heyecandan gözlerimize uyku girmezdi. Yorganın altına gizlenmiş fısıltılar, bayramlıkların başucunda sabaha dek bekleyen gözler ve kalbin içini gıdıklayan o tatlı sabırsızlık… Bayram sabahı, sadece yeni kıyafetlerin değil, sevinçle kabaran iç dünyamızın da giyindiği bir gündü.

Kapı kapı dolaşan, torbalarını şekerle doldurdukça çocukluğu büyüyen bizdik. Şekerin en tatlısı, mendilin en işlemelisi, gülümsemenin en içteni o günlerde saklıydı. Her el öpüşünde yalnızca bir büyüğün eline değil; geçmişe, geleneklere, sevgiyle örülmüş köklere de uzanırdık. Dede, amca, teyze… O isimler sadece birer akrabalık bağı değil, geçmişin gölgelerinde serinleyen aidiyetlerdi.

Ama bir şey oldu.

Zamanın telaşı, sesimizi bastırdı.

Kutular dolusu çikolata çıktı, ama çocuğun gözünden sevinç eksildi.

Bayramlar, takvimin kenarına iliştirilmiş birer resmi tatile dönüştü. Ziyaretlerin yerini görüntülü aramalar, şekerlerin yerini market poşetleri, büyüklerin elini öpmenin yerini dijital emojiler aldı.

Ve biz…

İki kuşak arasında kalan, ne tam o eskiye ne de bugüne ait olabilen çocuklar olarak, ağlamayı bile unuttuk. Duygularımızı bastırmayı görev bildik. Belki hâlâ içimizde bir şey sızlıyor ama gözümüzden dökülemiyor. Çünkü biz, vedalara alışarak büyüdük. Çünkü biz, “güçlü kalmak” denilen şeyin altında ezilmeyi öğrendik. Çünkü biz, “tatil” denince değil, “bayram” denince içi kıpırdayanlardanız.

Şimdi çocuklarımıza o eski bayramları anlatmaya çalışıyoruz.

Annemizin dikiş makinesinin sesiyle şekillenen elbiseleri, sokak sokak şeker toplayan neşeyi, Barış Manço’nun “Bugün bayram, erken kalkın çocuklar” diyen sesini, büyüklerin ellerinden yükselen bereketi anlatıyoruz. Onlar şaşkın gözlerle dinliyor, biz anlatırken içimizden bir ses fısıldıyor:

“Ne güzeldi o bayramlar…”

Şimdi bir başına geçirilen bir bayram sabahında, sessizliğin içinden yükselen o çocukluk ezgisine kulak kesiliyoruz. Hatıralar, hafızamızın içinde usulca yürürken, geçmişin sevdasına bir selam gönderiyoruz.

O sabahların ışığına, sokağa fırlayan çocuk kahkahalarına, dantelli mendillere, elini öptüğümüzde gözleri dolan büyüklere…

Her kese  kalbinde hâlâ bir çocuk saklayan herkese

İyi Bayramlar.

Paylas:

Yorumlar 5

5 / 5 (5 yorum)
Hazal Sultan
Hazal Sultan

Kaleminize yüreğinize sağlık, çok güzel bir yazı,geçmişe özlem

Cemile Özsarıçoban
Cemile Özsarıçoban

Yüreğinize sağlık çok güzel anlatmışsınız🙏🌹🌹

Emine Arıcı
Emine Arıcı

Yüreğinize sağlık 🙏🏻🙏🏻

Yasemin Erim
Yasemin Erim

Ne güzel ifade etmişsiniz.Yüreğinize, kaleminize sağlık. HAYIRLI BAYRAMLAR

Özlem buluç
Özlem buluç

Çok teşekkür ediyorum 🦋hayırlı bayramlar

ÜK
Ümran Küçükarabacı

Yine kelimelerinle gönüllere dokunmuşsun Eski bayramların kokusunu, sesini, heyecanını satırlarında yeniden yaşadım. Bir yandan çocukluğumuzu hatırlayıp gülümsedim, bir yandan da kaybettiklerimize özlem duydum. Yazın sadece bayramları anlatmıyor; aileyi, sevgiyi, paylaşmayı ve insan olmanın güzelliğini de hatırlatıyor. Kalemine, yüreğine ve o güzel bakış açına sağlık. Seninle her zaman gurur duyuyorum. ❤️🌹

Özlem buluç
Özlem buluç

Çok teşekkür ederim canım sevgiler 💙

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Özlem buluç

Özlem buluç

Merhaba, ben Özlem. Biresimhikayesi’nin kurucusuyum. Atölyemde çocuklar, gençler ve yetişkinlerle sanatın izini sürüyor; soft pastel, çini ve yazıyla kendime ait sessiz bir anlatı kuruyorum. Çünkü;“Her insanın içinde yarım kalmış bir resim vardır .” Kalbinde biraz renk taşıyan herkese selam olsun.

1 Yazı 63 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol