Ayla' nın tırmanış hikayesi
Ayla’nın Tırmanış Hikâyesi
Ayla, doğa yürüyüşlerini ve dağ tırmanışını seven bir genç kadındı. O sabah her zamanki gibi erkenden hazırlandı. Azığını sırt çantasına yerleştirdi, çantayı omuzlarına geçirdi ve bisikletine binip yola koyuldu. Pedallar döndükçe gözlerinin önünden bambaşka manzaralar geçiyordu; kimi zaman yemyeşil bir orman, kimi zaman ufka yaslanmış heybetli bir dağ. Yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından varış noktasına ulaştı.
Onu kendine çeken şey, Ulus Dağı’nın o görkemli duruşuydu. Bisikletinden indi sırtındaki çantayı çıkarıp eline aldı. Halatını ve tüm tırmanış malzemelerini dikkatle kontrol etti. Gerekli emniyet önlemlerini aldıktan sonra Ulus Dağı’nı tırmanmaya başladı.Çevredeki insanların şaşkın bakışları arasında, ara ara dinlenerek yükseliyordu. Ayla için her tırmanış ayrı bir anlam taşırdı. Dağın mis gibi havasını ciğerlerine çekti; rüzgârın uğultusu, taşların sertliği ve gökyüzünün sonsuzluğu ona iyi geliyordu. Zorlu bir tırmanışın ardından zirveye ulaştı. İnişi ise çıkışına göre daha kolay oldu.
Köylüler çevresine toplanmıştı. Kimi Ulus Dağı hakkında sorular soruyor, kimi onunla fotoğraf çektirmek istiyordu. Ayla, köyde güzel bir yemek yedikten sonra yeniden yola koyuldu. Karşıda daha kestirme görünen bir patikaya yöneldi. İlk başta her şey yolunda gidiyordu. Derken birdenbire fark etti bastığı yer balçıktı ve balçık insanı içine çekiyordu.Dağları tırmanmaya alışkın Ayla için bu, hiç beklemediği bir zorluktu. İnsan bir yanda zirvelerle uğraşırken öte yanda bir avuç balçıkla boğuşmak zorunda kalıyordu. Neyse ki kendi çabası ve çevredeki halkın desteğiyle kısa sürede balçıktan kurtuldu.Ayla, her tırmanıştan sonra notlar alır ve o günü değerlendirirdi. Bu kez de eline kalemi aldı defterine şu cümleyi yazdı:
“Bazen insanı dağın zirvesi değil, bir avuç balçık korkutur.”
Belki de hayat böyleydi en büyük engeller en yüksek tepelerde değil ayağımızın hemen altındaki küçücük, sıradan görünen bataklıklarda saklıydı.
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.