AŞK DENİLEN GARABETİN TARİFİ
İlk bilmem ki hangi deli
Git yanına da şu güzeli
Kendinden geçip de sev dedi
Sonrasında yürüdü ağır adımlarla bir kirpi
Kaldırdı kafasını gördü açmamış bir gül yeşili
Gonca iken başka diyarlara savurdu bizi
Tuba ağacının gövdesinden mi
Yayıldı ruhlara o an hazin sesi
Bir büyülü ahşabın büyülü kemanesi
Yörük diyarlarının mı yoksa eski bir acının mı nefesi
Belki de hiçliğin ta kendisi
Boşlukta salınan arsız umursuz bir sokak kedisi
Ardına bakmaz yaşadığınca kendisi
O görülen uzak dağların en tepesi
Bulutlardan giymiş doruğuna fesi
Örtünüp de her yanına hüzün perdesi
Yönlendirir bilinmezliğe bizi gövdesi
Süregelen bu bitmezliğin hikâyesi
Doldurur kadehime hüznün badesi
İçirir kana kana elleriyle kendisi
Budur aşk denilen garabetin tarifi
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.