AKL’eder misiniz?
Akl’edermisiniz?
Bu bir hatırlama yolculuğuydu her bir ins için.Nerden geldik nereye gidiyoruz,mesele inanmakmı yoksa bilmekmiydi.Sahiplenmekmi yoksa seyretmekmiydi.Yoksa hayat denen bu yolculukta kabul edilmiş ,denenmiş ,yaşanmış yada yaşandığı zannedilmiş olan hikayelere inanıp o yolu takip etmekmi yyada benim yolum ne acaba deme cesaretini gösterebilmekmiymiş…
Yolcu ,bu yolda gerçekten seçim yaparak ilerlediğini mi zannediyor açtığı navigasyonda gideceği yeri kendi seçtiğini düşünerek ,yoksa bu yolu ne için seçtim acaba neye şahitlik edeceğimi düşünerekmi ilerliyordu yoluna.Görünürde yol aynı ama algı tamamen farklıydı.Bu algıların farklılığıdıır aslında güzergahın yönünün değişmesi…Dahada derine inersek ,o algı neye göre kime göre değişiyordu diye bir soru belirir aslında…Hadi birlikte çıkalım o zaman bu yolculuğa ,ama bu yolculuk ileri değil geriye doğru gitsinki sorular cevaplarını bulsun ,yolun çıkmaz olduğunu farkeden geriye dönecektir Zaten…iİleriye gitmek isteyenin yolu açık olsun.Dönüşe kadar😊…geriye giden yolda bulunan cevaplar soru kavramını yok edecektir.Sonrası zaten akış olacaktır …
Bir yolcu düşünelim ,kendimiz dedğimiz beden bu karaktere çok uygun olur .Kendimiz dediğimiz bu beden konuşuyor,hareket ediyor,yiyor ,içiyor ve düşünüyor bu düşüncelerle hayatına yön veriyor yada sadece böyle olduğunu zannediyor.Kuantum bilimiyle kanıtlanan madde diye birşey yok herşey sadece frekans ve titreşimden ibarettir,ve gözlemcinin etkisine göre şekillenir Ve tüm dinlerin işaret ettiği,insan yalnızca beden değildir düşüncesiyle yolculuğa başlamak çok mantıklı olur değilmi?Çünkü zaten bu bilgilere ulaşan bir yolcunun geriye dönüş yolculuğu başlamış demektir.Ama şimdiden uyarmakta fayda var bu yolun sonunda yolda yolcuda ortadan kaybolacaktır.Geriye sadece gerçek yaşam kalacaktır…
Dışarıda birşey yoksa yolcu bu yolculuğu içerde yapacaktır mantık olarak.Çünkü dışarda gördüğü yaşadım dediği ne varsa içinden yansımaktadır.Ama içeri döndüğünde göreceği üzere açılması gereken perdelerle karşılaşacaktır.Bir perde açılmadan diğer perde sahnede açılmayacaktır..Bu perdeler şimdiye kadar yolcunun inanıp tuttuklarından ve asla kabullenmeyip karşı tarafı kısacası kaderi suçladığı verilerle kaplıdır.Evet perde açılsın…
Yolcu, bu yolculukta ilk perdede kin ,öfke,nefret duygularıyla karşılaşacaktır.Şimdiye kadar asla bende yok dediği yada sadece öfkeli bir insanım diyerek geçiştirdiği,ama yaşam içerisinde karşılaştığı tüm olay ve insanlarda aslında o yaşam sahnesinin kendi duygularını yansıttığını farkedince önce biraz itiraz edecek ,kendi gölgeleriyle ve duygularıyla savaşacak ama savaşmanın değil kabulün kendini genişlettiğini farkedecektir.Yani kısacası kendi ego kimliğiyle tanışacaktır,kaçmayacaktır ondan.Gölgeyle yüzleşmekte diyebiliriz buna.İçinden yükselen veya yaşam sahnesinde sergilenen bu durum ve duyguların kendi yansıması olduğunu kabul ettikçe perde biraz daha incelecek önce bedeni hafifleyecek yavaş yavaş ,daha sonra yaşam sahnesinde gördüğü görüntüler dönüşecektir hafif hafif…Ama bu durumları birebir deneyimleyip şahit oldukça artık dışarda bişey yok herşey benim içimde demeye başlayacaktır.Kısacası biryerden okuyup yada birinden dinlediğine inanmaktan öte bizzat kendisi bilecektir.Akl’etmeyi şimdi deneyimlemeye başlayacaktır.En güzel tarafıda ne biliyormusunuz ,hayatında sürekli yaşadığı olayları ,yüzler değişsede değişmeyen döngüleri artık anlayabilecek ve bunun değişebileceğini idrak edecektir.Yolcu yolunu tanımaya odaklandıkça Karşısında gördüğü eş dost akraba dediği kim varsa bu idrak genişlemesiyle doğal bir anlayış gelişecektir. Otomatik olarak verdiği tepkileri sorgulamaya başlacak ben bunu neden yaşıyorum ve neden bu tepkiyi alıyor yada veriyorum diyecektir. Buda doğal bir huzur olarak kendini gösterecektir.
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.