Erdem YILMAZ
Erdem YILMAZ
Cevaplandı

Sanatçımızı Tanıyoruz ⭐🌟

Dünyanın bu kadar gürültülü, hızlı ve hoyrat olduğu bir çağda, ruhunuzun o ince, kırılgan ve hassas yerini korumayı ve oradan hala zarif işler çıkarmayı nasıl başarıyorsunuz?
40 Görüntülenme 8 Cevap

8 Cevap

yusuf merter
yusuf merter
Dünya var olduğundan itibaren, her zaman bozuk dönemler var ola gelmiştir. Ve bu dönemlerde ne kadar çok akıntıya kapılan insanlar olsa da, akıntıya karşı direnen insanlar da var olmuştur. Aslında bu bi nevi fıtrat ile ilgilidir. İnsan fıtratı temizdir, naziktir ve sevgi temellidir. Bu çağ ne kadar çok bu güzel özelliklere savaş açsa da, ben kendim fıtratımın temiz tarafını dinleyip, akıntıya karşı dilimle elimle ve kalemimle direnmeye çalışıyorum. Pes etmeye zorlandığım anda, gözü yaşlı bir çocuk, beli bükük bir ihtiyar, yetim bir çocuk, mezarı başında göz yaşı döken insanlar, bombalar ile yıkılan kentler, ve bunca şeye rağmen direnen insanları gördükçe, onlardan pes etmememeyi ve en iyi yaptığım şeyi yapmayı bırakmamayı çabalıyorum. Yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum...
Elif YILDIRIM
Elif YILDIRIM
Dünya telaşı insanı kendine unuttururken, ben tam zıddını yapıyor ve gürültünün içinde yalnız kalabilme lütfunu öğreniyorum. Dünya bir televizyon ekranıysa ben kendi gözlüklerimi takıyorum ve sadece güzel kanallar açıyorum. Anda kalmayı ve kendime şefkatli davranmayı seçiyorum. Hayatın kumandası elimde; başkalarının simülasyonunu değil, kendi penceremden yazdığım hikayeyi seyrediyor ve yaşıyorum. Dünyayı hipnotize eden o ekranı kapattım. Özüme döndüm. Kendimi seçtim. İnsan kendini seçebildiği yerde kendini buluyor.
Hamide Akbiyik
Hamide Akbiyik
Bazen güzel bir ruhu taşımak, zarafeti korumak ve onu daha da güzelleştirmek için insana ivme kazandıracak bir şeye ihtiyaç vardır. Çünkü insan; gürültünün, kaosun ve kalabalıkların içinde dahi sükûneti, düzeni ve güzel olanı görmeyi öğrenince, bunların kıymetini de derinden idrak eder. İnsanın her daim kendine mahsus münzevî bir yanı olmalı; kimseye açmadığı, kendine sakladığı, bazen kendinden bile gizlediği… Nezih, huzur râyihâlı bir iç âlem… İşte bütün sır burada gizli. Burası, fırtınadan ve tufandan insanı koruyan bir emniyet şeridi gibi… İnsan en çok burada onarılır; bakım, tamir ve üretim burada başlar. Çünkü sükûnet, vakti geldiğinde insanın içine galebe çalar… Ve insan ancak o sessizliğin içinde, incinmeden zarif kalabilmeyi öğrenir.
Seçil Altınsoy
Seçil Altınsoy
Bizler dünyanın gürültüsüne kulak tıkayıp kendi güzelliklerimizi görmek istiyoruz. Gürültüde değil sessizlikte büyük sesler çıkarmak istiyoruz. Bizler çok değil ...( çünkü çoklar gerçek değil ) ,bizler güzel sevmek istiyoruz .
Özlem buluç
Özlem buluç
Belki de tam olarak bu yüzden…
O ince ve hassas yeri kaybetmemeye çalışıyorum.
Dünya bazen insanın içini sertleştirmek istiyor.
Hızlı olmayı, yetişmeyi, daha az hissetmeyi öğütlüyor.
Ama ben ruhun en güzel taraflarının biraz yavaşlıkta, biraz sessizlikte saklı olduğuna inanıyorum.
Kırılganlığımı saklamayı değil, onu dönüştürmeyi öğreniyorum.
Bir renge, bir cümleye, bazen sadece küçük bir detaya bırakıyorum içimde olanı.
Sanırım zarafet dediğimiz şey de buradan doğuyor;incinmiş olmasına rağmen hâlâ güzel bakabilmekten…
Ve insan, içindeki o narin yeri koruyabildiği sürece,
hayatın hoyratlığına rağmen yine de ışık taşıyabiliyor.
Ahmet Cihat Şimşek
Ahmet Cihat Şimşek
Çektiğimiz acılar kılavuzumuz oluyor, sabırsa yoldaşımız hayat mücadelemiz zorlu olsada, kalemi eline almanın, Yazmanın verdiği huzur bir başka oluyor, özgün eserler üretmek, toplumun kanayan yaralarına dem vurmak, yada yüreğinizden geçenlerin satırlara buluşması, okurlara farklı bir bakış açısı sunuyor. Adeta edebiyat ve sanatla hayatın sıradan olmadığını, bazı duygu ve düşüncelerin, yada fikirlerin hala ölmediğini anlatıyor insana edebiyatın bir köşesinde yer almak da ayrı bir iç huzuru veriyor bana...
Hacer Özkara
Sevgi diyorum hocam, herşeye rağmen herşeyi sevmek.hala kötülüğün kaybedeceğini umudunu kalbimde taşımak.
Bu dünyayı aydınlatan naif yürekler, sanatla daha da güçleniyor.
Ben her gün olumsuzluklara karşın olumlama yapıyorum, pozitif kalmaya çalışıyorum kader planına güveniyorum, ve en önemlisi her duygumu yazıya döküyorum bu benim için terapi oluyor.
SÜMEYRA AĞAOĞLU
SÜMEYRA AĞAOĞLU
Dünyanın gürültüsü aslında daima devam ediyor. İçinde bulunduğumuz çağda bu gürültü her geçen gün biraz daha artıyor. Ben ruhumun o kırılgan, o ince yerini kalabalıklardan kaçarak değil, kendime doğru bir yolculuk yaparak korumayı başarabiliyorum.
Bunu bazen bir çocuğun gözlerindeki merakta, bazen bir çocuğa kitap okurken beni heyecanla dinleyişinde, bazen de bir kitabın satır aralarında yeniden o saf bilincime dönerek hatırlıyorum. Çünkü insanın içindeki zarafet, dünyanın bütün hoyratlığına rağmen değil; kendi içindeki çocuk kalan yanına temas edebildiğinde varlığını sürdürüyor.
Yazmak da benim için tam olarak böyle bir şey. O gürültünün karşısına bir cümle koymak, hoyratlığın karşısına merhamet, umutsuzluğun karşısına küçük de olsa bir ışık bırakabilmek... Belki dünyayı değiştirmiyor ama insanın içindeki dünyayı koruyor.
Sanatın en kıymetli tarafı da benim için tam burada başlıyor. Ve ben o yeri koruyabildiğim sürece; hikâyelerle, şiirlerle ve hayallerle sanat yolculuğuma devam ediyorum.

Cevabınızı Yazın

Giriş Yap Kayıt Ol