SEN, BEN, HAYAT
SEN, BEN, HAYAT
seni bilmeyen, yok
akşamında siyah sükut, beyazın rüyalardan
ay şahitken, yıldızlar sınanırken
çoğalıp yürümekten
geleniz geçmişten bugüne kaybolup bir görünerek
göğsünde iz düşürülen zamanın
hatırladıkça kendini
uzanırdık çığlıkların en uçsuz zirvelerine
yalnız bize gülendi göğün kuşları
ve sızardık sevinçlere
açılıp genişleyen hesapsız bağrında
soluksuz anlara her seferinde yenik düşmekten
alamayarak kendini
dalgınlığında kırgın bakışlarımın
özleyen hep seni, çağırınca gelmeyen sesime
diyebilmenin ağrısı
hatırlamaktan mı hep bu koygun yalnızlık
sevmekten mi yoksa seni
yok galiba kimse de böylesi hayat
bakınca duvardaki resmine bir kez daha yıkılmanın
rüyayı ayırmalı gerçeğinden
kelimeler yitirileni susturan kalpsiz günah
çizgisinde
ve karanlık sebeplerin ayrılığında
hükmünü bulamayan ayrıntıların bekleyen kanı
kıymetinde
çılgın viraneliğimiz
soyunurken kendi ayrıcalığından
ört acılarına beni
ki bunun düş olmadığını göstersin aydınlığın
belki hiç yaşamadık biz beraber seninle
hayat mıydı en gerçek yalanımız…
Erkan Eren
“SESSİZ ÇIĞLIK” kitabımdan bir eser.
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.