ÖNÜM, ARKAM, NAZLI YARAMAZLIĞIM
Beni önce kendimle tanıştırın.
Yıllardır aynı bedende oturuyoruz,
hâlâ birbirimize misafiriz.
Aynada bir adam var;
sakalı benden,
sabıkası hayattan.
Gülünce biraz çocuk,
susunca epey kiracı.
Sevmeyi denedim.
Önce başkalarını.
Kendime gelince hep mesai bitmişti.
Bir gün bütün hesapları kapattım.
Kusurlarımı masaya çağırdım.
En arsızı yanıma oturdu.
Çayımı, kahvemi içti, bana benzemekten utanmadı.
Anladım, insan kendine yer açmadan kimseye ev olamıyor.
Önüm, arkam, nazlı yaramazlığım...
Artık saklanmıyorum.
Önce insan olacağım, sonra yaşayacağım.
Sevmek de gelecek elbet; kapıyı kırmadan, kendiliğinden.
Ama önce şu içimdeki çocuğun kimliksiz dolaşmasına son vereceğim.
Çünkü yıllardır herkese insanlığımı ispat ederken kendimi nüfustan düşürmüşüm.
Dün gittim, kayıp ilanımı kaldırdım.
Memur sordu: “Bulundu mu?”
“Hayır,” dedim.
“Artık aranmak istemiyor.”
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.