Ruhun Bana Aksın Sevgili
Ruhunun akmasını bekliyorum, sevgili…
Tenimde her zerreni hissetmek istiyorum.
Biliyorum…
Ürkek bir kuş gibi çarpıyor yüreğin.
Geçmişin bıraktığı izler
hâlâ avuçlarında kanayan bir sessizlik.
Korkuyorsun…
Bir adım daha atarsan incinmekten,
bir kez daha eksilmekten.
Bu yüzden gözlerin konuşuyor,
dudakların susarken.
Ben ise acele etmiyorum.
“Buradayım.” diyorum sadece.
Her susuşuna sabrımı,
her bakışına güvenimi bırakıyorum.
Ve sen…
Önce gözlerini indiriyorsun.
Sonra gülüşünü bana emanet ediyorsun.
Titreyen ellerin
korkularını bir bir çözüyor.
Mecbur kaldığın için değil,
güvende hissettiğin için
yavaşça bırakıyorsun kendini bana.
İşte o an anlıyorum;
Aşk, bedenlerin yakınlığından önce
korkuların birbirine teslim oluşudur.
Sen ruhunu bana açtıkça,
ben seni incitmemeye yeniden söz veriyorum.
Her sözüm
yüreğinde sessizce kök salıyor.
Sonra…
Saçlarından yükselen lavanta kokusu
geceyi usulca sarıyor.
Başını omzuma bıraktığında
zaman yavaşlıyor.
Kalbin artık
korkuyla değil,
huzurla atıyor.
Nefesin nefesime karışıyor.
Gözlerin, söyleyemediğin bütün cümleleri
tek bir bakışta fısıldıyor.
Ve ben anlıyorum;
Sevmek, bir kadının korkularını susturabilmekmiş.
Lavanta kokan samimiyetinde
kendime ömürlük bir yuva buluyorum.
O geceden sonra…
Her sarılışımızda aynı dua geçiyor içimden:
Ruhun hep bana aksın sevgili…
Ben de sana daima güven olayım.
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.