Resim ve hikayesi
Bazen bir resim göstermesini isterim birlikte yol yürüdüğüm insanlardan ve en çok bu resime benzer resimler gösterirler ve biliyorum ki , bazen insanlar anlatmak istemez , kendine dürüst olmak ta korkutur bazen . Bu durumlarda resimler bir çok şeyi konuşur onlar konuşmadan.
Eğer bu resim beni anlatıyor diyorsan ki bu normal.Şu an kendini gerçekten kapalı, zincirli ve çıkışsız hissediyorsun. Bu çok ağır ve yorucu bir yer. Bunu hissetmen gayet anlaşılır.Kafesin büyük kısmı çoğu zaman dışarıdan değil ,içeriden kilitlenir. Zincirler korkular, utanç, yetersizim hak etmiyorum değişemem gibi inançlardan oluşur. Kilit de genellikle güvende olmak için burada kalmalıyım diye düşünen bir koruma mekanizmasıdır. Yani bir zamanlar seni koruyan şey, şimdi seni hapsediyor olabilir. Kendine acımasız olma. Bu durumda olmak senin “zayıf” veya “başarısız” olduğun anlamına gelmez. Çoğu insan hayatının bir döneminde benzer bir kafese girer. Önemli olan orada kalıp kalmama.Kafesi fark etmek bile bir adımdır. Ben şu an kapalıyım” diyebilmek, kilidi yavaş yavaş çevirmeye başlamaktır. Birçok insan kafeste olduğunu bile kabul etmez.Küçük hareketlerle başla. Aniden kapıyı açıp koşmana gerek yok. Önce zinciri biraz gevşetmek yeter.
Sen o kafesin içinde mahkûm değilsin. Sadece uzun zamandır orada kalmışsın. Kapı hâlâ senin tarafında. Anahtar da genellikle senin elinde sadece biraz paslanmış ve ağır gelebilir. Yavaş yavaş, yargılamadan, adım adım ilerleyebilirsin. Ve istersen bu yolda yalnız yürümek zorunda değilsin.
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.