KİTAPLARIN SESİ,RUHUN YANKISI
İnsanlar anlamıyor beni, zaten biliyorsun,
Pek de dinleyecek biri değilim onları, hemen sıkılıyorum.
Sabırsızım biraz da, yoruyor bu bitmeyen gürültü,
Her şey hızla akıp gitsin, hemen sonu gelsin istiyorum.
Beni anlayan tek şey kitaplar şu yeryüzünde,
Çünkü aradığım tek şey huzur, onu da fazlasıyla veriyorlar bana.
Her şeyden kopmak, her şeyi ardımda bırakmak geçiyor içimden,
Tam bu öfkeyle ellerim titreyerek bir kitap açıyorum;
Ahmet Selçuk İlkan sesleniyor aniden satırların arasından:
"Bu akşam bu kentten bir adam gidiyor,
Elleri kandan, yüreği candan..."
Okudukça hırslanıyorum, içimdeki o gitme arzusu büyüyor şehre karşı,
Resti çekmek, gemileri yakmak ve kendi kavgama sarılmak istiyorum.
Bu hırsla kavrulurken, sakinleşmek için başka bir kitap açıyorum;
Ahmet Hamdi Tanpınar çıkıyor karşıma, Huzur’un loş sayfalarında.
Diyor ki usta: "Hayat ancak dalgalarla çarpışarak ilerler."
Bu sözle duruluyorum birden, içimdeki o hırçın dalgalar sakinleşiyor,
Ruhum fırtınadan çıkmış gibi, derin ve dingin bir huzurla doluyor içim.
Ruhum huzurla yıkanmışken, sayfaları çevirip yeni bir kitap açıyorum;
Cemal Süreya fısıldıyor sevda dolu o meşhur dizesiyle:
"Hayat kısa, kuşlar uçuyor..."
Yüzümde hafif, bir tebessüm belirmeye başlıyor aniden,
Dünyanın tüm yükü hafifliyor dudaklarımın kenarında, gülümsüyorum.
Gülümseyişim yavaşça ağırlaşıyor, derinleşiyorum, bir kitap daha açıyorum;
Oğuz Atay fırlatıyor kelimelerini Tutunamayanlar’ın o yalnızlığından:
"Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin?"
Sözler saplanıyor zihnime, susuyorum ve derin düşüncelere dalıyorum,
Kendimi, insanları ve bu koca yalnızlığı sorgularken buluyorum ruhumu.
Düşüncelerin o ağır yükünden sıyrılmak için hızla başka bir kitap açıyorum;
Hasan Hüseyin Korkmazgil haykırıyor Filiz Kıran Fırtınası’ndan:
"Kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak elbet!"
İçimdeki o sönmekte olan ateş yeniden parlıyor, deli gibi motive oluyorum,
Haksızlıklara karşı bileniyorum, ayağa kalkacak gücü buluyorum kendimde.
Bu coşkuyla sarsılırken, dengemi bulmak adına bir kitap daha açıyorum;
Sabahattin Ali dokunuyor kalbime Kürk Mantolu Madonna’nın içinden:
"Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir."
Yine, yeniden bir huzur kaplıyor her yanımı, öfkem eriyip gidiyor,
Anlıyorum ki sevgiye sığınan insanı hiçbir fırtına yıkamaz bu dünyada.
İçimdeki o sevgi tohumları filizlenirken, bir başka kitap açıyorum heyecanla;
Nazım Hikmet sesleniyor mavi gözleriyle geleceğin ufkundan:
"Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz..."
Gözlerimi kapatıp hayal kurmaya başlıyorum, geleceğin o aydınlık caddelerinde,
İçimde hiç büyümeyen o çocuğun elinden tutup yarınlara yürüyorum hayalimde.
Hayallerim gökyüzüne kanat çırparken, yerimde duramayıp bir kitap daha açıyorum;
Attilâ İlhan fısıldıyor rüzgarlı bir eylül akşamının pususundan:
"Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu, ağlardım..."
İçim kıpır kıpır oluyor birden, o anlatilan eski sevdalar, o heyecanlar canlanıyor gözümde
Kanım daha hızlı akıyor damarlarımda, kalbimin atışını duyuyorum göğsümde.
Bu heyecan dalgasıyla dolup taşarken, kararlılıkla bir kitap daha açıyorum;
Edip Cansever koyuyor noktayı o sarsılmaz, dik duruşuyla:
"İnsan yaşadığı yere benzer..."
İşte o an kesin bir karar vermeye başlıyorum, ben bu karanlığa benzemeyeceğim,
Sınırlarımı çiziyorum yeniden, ne istediğimi bilerek basıyorum toprağa.
Kararımla birlikte kendime olan güvenim sonuna kadar geri geliyor yerine,
Bir kitap daha açıyorum, Şükrü Erbaş ellerimden tutuyor satırlarında:
"Ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır."
Yeniden inanıyorum kendime; yıkılmadım, ayaktayım ve buradayım diyorum,
Kendi küllerimden doğacak o gücü, o sarsılmaz inancı buluyorum göğsümde.
Güvenin verdiği o cesaretle, yaşam sevinciyle dolup taşarak bir kitap açıyorum;
Yaşar Kemal’in o bereketli toprak kokusu yayılıyor odama İnce Memed’den:
"Dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı."
Yaşamak ne güzel şey diye haykırmak geliyor içimden, inadına hayat diyorum,
Gözlerim parlıyor, içimdeki o kırık dökük hevesler sapasağlam bir neşeye dönüyor.
Şimdi geleceğe bakma vakti, masanın üzerindeki son kitabı açıyorum büyük bir şevkle;
Özdemir Asaf rehberlik ediyor bana, yolumu çizen o yalın cümlesiyle:
"Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir."
Sıraya koyuyorum her şeyi, büyük planlar yapmaya başlıyorum satır aralarında,
Yeni hedefler belirliyorum kendime; durmayacağım, yazacağım ve yürüyeceğim.
İşte böyle, insanlar anlamıyor beni,
Ben de zaten pek dinlemiyorum artık onları.
Her duyguda bir kitap açıp dünyayı dışarıda bırakıyorum,
Kendi içimdeki o uçsuz bucaksız, o muhteşem huzura yürüyorum.
Ve son olarak;
Şair Erdem Yılmaz’ın söylediği o söz geçiyor zihnimden;
Diyor ki: "İnsan ait olduğu yerde çiçek açar."
İşte o an yerimi buluyorum, köklerim toprağa tutunuyor,
Kendi baharımı müjdeliyor, kelimelerle yeniden çiçek açıyorum.
Yorumlar 6
Teşekkürler 🙏
O kadar keyifle okudum ki; su gibi aktı. Çok çok beğendim. Kaleminize yüreğinize sağlık 👏👏❤️
Beğenmenize çok sevindim Nazmiye hanım 😇 Çok teşekkür ediyorum 🙏
Bu satırları okurken gerçekten onur duydum. Böylesine güçlü kalemlerin arasında adımın bir cümleyle de olsa yer alması benim için büyük bir mutluluk ve sorumluluk oldu. Kalemine ve sanatına yürekten inanıyorum. Çünkü biliyorum ki büyük ruhlar, kendilerinden önce yürüyen büyük ruhların ayak izlerini takip eder; sonra o izlere kendi rengini, kendi nefesini ve kendi ışığını katar. Ahmet Selçuk İlkan'dan Tanpınar'a, Cemal Süreya'dan Oğuz Atay'a, Sabahattin Ali'den Nazım Hikmet'e, Attilâ İlhan'dan Yaşar Kemal'e kadar bu topraklara iz bırakmış bütün büyük ustalara selam olsun. Onların bıraktığı mirası yaşatmaya çalışan her kalem de bu yolculuğun kıymetli bir parçasıdır. Beni bu güzel metnin içinde anmanız benim için büyük bir vefa örneğidir. Dilerim bizler de yazdıklarımızla bir gün bir başka gencin elindeki kitabın sayfalarında umut olmayı başarırız. Yüreğinize, emeğinize ve kaleminize sağlık.
Çok teşekkür ederim Erdem Hocam 😊 Kıymetli yorumunuz ve güzel dilekleriniz için 🙏Bana rehberlik eden, yol gösteren ve kalemimi böyle değerli mecralara taşımak için kapı aralayan sizlersiniz. Bu yüzden edebiyatımızın o büyük isimlerinin yanında sizin de adınızı anmak benim için hem büyük bir mutluluk hem de gurur kaynağı. İyi ki varsınız 🤍 Emeğiniz değer görsün 🤲 Büyük ustaların izinde yürümek ise en büyük hedefim 😇
Teşekkürler 🙏
Kitapların sadece sessiz dostlar değil, aynı zamanda ruhumuzun pusulası olduğunu harika bir kurguyla anlatmışsınız. Yazara yapılan atıfların her biri, insanın iç dünyasındaki bir düğümü çözen anahtarlar gibi. Kaleminize sağlık.
Teşekkürler 🙏
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.