" Katranlı Yollardan "
"Katranlı Yollardan"
(Bir Mektup)
Katran mı, zift mi kaplı içim?
Ne ara gülü dallı yollarım
zifte bulandı da haberim olmadı?
Tek yanlışım,
sana meyilli olmam mıydı?
Yoksa bir yanlış,
birçok doğruyu
alıp götürdü mü benden?
Bazen haklı olabilir.
Bu tespit,
gerçekten yerini bulur:
Bir yanlış, birçok doğruyu götürdü benden.
Ve evet… Sen o yanlıştın.
Ben bunu bile isteye
o yanlışı kendim aradım.
Üstünü çizmem gerekirken
yanlışın içinde
beni oldum.
Doğruları reddettim,
yanlışları kabul ettim.
Sonra utanmadan
“neden, niçin” dedim…
Kendimi yedim, durdum.
Saçmaladım.
Kırıklarımla İyiyim
Zaten…
hayat da saçmalamalardan ibaret değil mi?
Değil.
Hayat, saçmalamalarda oyalanamayacak kadar muazzam.
Kusura bakma.
Bazen evet, saçmalarsın.
Hata yaparsın.
Tespitlerin de yerini bulur.
Aynı yanlışı
ikinci kez yapıyorsan
kusuru kimsede arama.
Kusur sendedir.
Ben neyi fark ettim biliyor musun?
Tam da bunu söylerken,
yanlışımın farkına varırken…
saçmalamakta ustalaştığımı fark ettim.
Ve artık —
birçok doğrumu götüren o yanlışı
hayatımdan kazımayı öğrendim.
Çizgi çekmek değil bu;
tamamen silmek.
İyi ki de yaptım.
Şimdi…
Sabah kalkıyorum,
çayımı demliyorum,
kuşları izliyorum.
Sen Dert Etme
O yanlışın içindeyken
hiçbirinin bu kadar özel,
bu kadar huzurlu hissettirdiğini
bilmezdim.
Derler ya:
“Kuşu boş ver, uçuşunu hatırla.”
Ben de artık
kendimi
kanatlarıma bırakıyorum —
usulca,
göklere salıveriyorum.
Seni…
Hayatımdan salıverdiğim gibi.
“Gün gelir, acının bile rengi solar.
Geriye sadece insanın kendiyle barışan yüzü kalır.”
ADA TOK
" KIRIKLARIMLA İYİYİM SEN DERT ETME KİTAP'INDAN ESERİM"
Yorumlar 3
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.