Şiir

“İşit ey can…

2 dk okuma 66 okunma
“İşit ey can…

“İşit ey can…
Dalın ucunda sabaha eren tomurcuğu gördün mü?
Geceyi yarıp Rahmân’ın nuruna yüz sürüşünü…
Bir tırtılın, kendi nefsinden vazgeçip
kozada hiçliğe gömülüşünü gördün mü?
Öldü sanırsın…
Oysa Hakk, ona kanat giydirir.
Kelebek dediğin,
sabırla çekilmiş bir çilenin rengidir.
Bir tay düşün…
İlk doğduğunda yere düşer, titrer, kalkamaz.
Lakin vakit gelir;
rüzgârı yaran bir kudrete dönüşür.
Çünkü yaradılışında ayağa kalkmak vardır.
Ey gönlü harap olmuş kişi…
Eğer ruhunun nuru sönmüşse,
kalbin deprem yemiş şehir gibi viran kaldıysa,
ve bütün hislerin diz çöküp
“Bittim…” diye feryat ettiyse…
Bil ki o hâl, son değil;
belki de hakikate doğumun ilk sancısıdır.
Kul en çok kırıldığı yerden
Rabbin kapısını işitir.
“Artık yaşayamam.” dediğin anda
içinde yankılanan o ses,
belki annenin şefkati,
belki babanın himmeti değildir yalnız…
Belki de “Kulum, dön Bana…” hitabıdır.
Zira insan bazen toprağa gömülmeden
filiz veremez.
Yalnızlık seni yosun gibi sarmış olabilir.
Lakin unutma:
Denizin dibinde kalan taş bile
zikrini bırakmaz.
Aç gözünü.
Dinle kâinatı.
Tomurcuk sana sabrı anlatır.
Tırtıl, teslimiyeti.
Tay ise yeniden dirilmeyi…
Ve bütün mahlûkat,
aynı sırra çağırır seni:
“Kalk ey can…
Kendini aş ki
Hak sende tecelli etsin.””

                                           ADA TOK 

Paylas:

Yorumlar 1

5 / 5 (1 yorum)
Sema Sarı
Sema Sarı

Yüreğinize sağlık ✍️👌👌

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
ADA TOK

ADA TOK

5 Yazı 301 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol