Hayatın son demi
Son bir sigara artık ömrüm dudaklarımda,
Ve ucunda uzamış son külün,
Bir parmak darbesiyle savruluşu...
Karanlık gece yolculuğuydu vuslat,
Kahırlı, çileli, bitmeye yakın yollarda.
Vaktin son demlerinde,
Tükeniyordu zaman asfaltın kara ziftinde.
Kaderin çizgisini yutan boşlukta,
Gülüyordum yine de hoyratça.
Kahkahalarımın buğusu yapışırken,
Yalnızlığımın can kenarına...
Yaşanmamış her şey içimde kana bulanıyor,
Bir ah gibi dağılıyordu usulca.
İhtiyar çocukluğum yorgun,
Ve kesik yol çizgileri arasında soluyordu gençliğim.
Avuçlarımın sessizliği nemlendirirken şakaklarımı,
Hayat beyaza boyuyordu,
Siyah saçlarımı.
Artık hayaller iptal!
Kestik şimdi tüm biletleri ömrün sonuna.
Tek yön,
Tek sefer.
Varmaya vakit yeter de,
Dönmeye yetmez biliyorum.
Aklım karmakarışık,
Ruhum deli bir sarmaşık,
Fikrim taş atılmış da bulanmış sulardan farksız,
Derin ve dipsiz.
Baktığım halde görmeyecek kadar kör gözlerim hayata,
Sevdiğim halde sevilmeyecek kadar çaresiz,
Kalbimin menzilinden kavuşamayacak kadar uzak...
Tüm duyduğum "Seni seviyorum"lu yalanlar,
Boynuma dolanmış yağlı urgan.
Gözlerdeki sahte aşk bakışları idam sehpası olmuş,
Çekse bakışlarını bir an, öleceğim gibi,
O an boğulacağım gibi.
"Son bir arzun var mı?" diye sorarsa gençliğim,
"Yok" diyeceğim,
"Yok" diyeceğim.
Hayaller iptal!
Ölüme kestik şimdi tüm biletleri,
Tek yön,
Tek sefer.
Dünya dediğin bu ya,
Bana göre kitabın son sayfası,
Ve ben
Çoktan okumayı bıraktım.
Zafer Arduçoğlu
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.