Göz Göze Gelenlerin Sessizliği
Göz göze gelenlerin sessizliğinden çalıyoruz öykümüzü; tanımadığımız kalplerin çarpıntısında arıyoruz kendi nabzımızı.
Henüz dokunmadığımız bir tenin sıcaklığı, hiç yürümediğimiz sokakların yabancı esintisi gibi doluyor içimize. Başkalarının hikâyelerinden devşirdiğimiz o ilk kıvılcım, sanki hep oradaymış gibi kanımızda uğuldamaya başlıyor.
Belki de bu yüzdendir modern zamanın kalabalığında hep bir başkasının vitrinine seyirci kalışımız. Kendimize ait bir sahne kuramadığımızdan, başkalarının ışıklarında kendi gölgemizi büyütüyoruz.
Henüz tanışmadığımız bir hasretin ağırlığıyla sızlıyor zihnimiz. Bir başkasının kavuşmasında gördüğümüz o parlak ışık, kendi yalnızlığımıza vurduğunda anlıyoruz: Bize ait olan o tek gerçek, aslında bizden ne kadar uzağa savrulmuş.
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.