Gittin...
Bir kış bahçesinden son gül nasıl solarsa
Öyle usulca gittin ömrümden
Perdeleri yıllarca açılmamış bir evin soğukluğu gibi
Rutubet tutmuş duvarlarda gezinen eski bir şarkı gibi
İçimde paslandı sesin
Ben, çatlaktan su sızdıran bir testi gibi
Yavaş yavaş tükettim kendimi
Gittin.
Göçen bir kırlangıç nasıl unutur döneceği göğü
Öyle unuttum senli sabahları
Şimdi içimde kırık bir saat işliyor
Akrebi sende kalmış
Yelkovanı bende
Ve zaman, ikimize de küs artık
Sokağa çıkıyorum bazen
Yüzümde terk edilmiş istasyonların rüzgârı
Ceplerimde yarım kalmış mevsimler
Bir yağmur başlıyor sonra
Sanki gökyüzü benim yerime ağlamayı öğrenmiş
Ben her damlada
Biraz daha topluyorum kendimi
Çünkü bazı aşklar
İnsanın içinde bir mezar taşı değil,
Kökü toprakta kalmış
Devrilmiş bir ağaçtır.
Emine ✍🏼
Yorumlar 2
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.