EKSİK SAYFALAR
EKSİK SAYFALAR
Bitmemiş bir romanın tam ortasında duruyoruz sanki,
Karakterlerin nereye gideceği belirsiz, hikaye öyle puslu ki...
Mürekkep kurumuş, kalemin ucu çoktan kırık,
Gözlerimizde o eski günlerden kalma bir burukluk.
Kelimeler bitti işte, batan güneşin gölgesi düştü üzerimize,
Bir rüzgâr esti usulca, dağıldı sayfalardan kalan o son hece.
Artık hangi cümleye tutunsak yalan, hangi sayfayı açsak yabancı;
Ve zaman, o hiç yaşanmamış günlerin bağrında en zalim yalancı.
Herkes kendi payına düşen o derin boşluğu doldurmaya çalışıyor,
Bu şehir, acımasız bir girdap gibi bize kendine çekiyor.
Öylece durup bekliyorsun bazen bir sokak köşesinde,
Sanki bir yerlerden tanıdık bir el omzuna dokunacak, biliyorsun.
Oysa geçen sadece rüzgâr, ayaklarımızın altından kayıp giden o eski toprak,
Ve dalından çoktan kopmuş, nereye düşeceği belirsiz bir yaprak.
Şimdi kitabın kapağını kapatsak da hikâye içimizde açık,
Yollarımız ne kadar düzgün görünse de ruhumuz paramparça, darmadağınık.
Bırakalım öylece eksik kalsın bu ömrün geri kalan yanı,
Nasılsa kimse tam olarak okuyamadı içimizde sustuğumuz bu romanı.
FATMA YILDIZ
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.