ÇOĞALA ÇOĞALA AZALAN ÖMRÜM
Çoğala çoğala azalan ömrüm
Neler koydun şu sırrının içine
Tuzla buz olmuş kırıntıları gönlün
Şimdi neleri sığdırırsın içine
Ve bulgur pilavı sıcaklığı
Ve soğanın acı kokusu
Ve ayran
Böylesi basit ama lezzetli olmak varken
Gösterişli bir içi boş duvar misali
Örüldün de örüldün
En nihayetinde kerpicinden de
Sıvandan da öğürdün
Kalmadı cismi salahiyetin
Dağıttın saçını sakalını
Ne âlâ paklıkla büründün
Kaçırdın ehl-i cismani tebayeti
İşte şimdi arındın
En nihayetinde bir zaman
Gelip de durunca saatlerin
Kendinin dahi haberi olmadan
Bir verimli toprağa
Usulünce gömüldün
Çoğala çoğala bir zaman
Göğerince yerinden
Çiçeklere büründün
Bir arının kanadında
Yahut minik ayağında
Seyrana çıktın da
Yeniden göründün
Böylece yine sen
Can-ı cihana döndün
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.