Canımın en içi
Bazen insanın içine öyle gerçekler düşüyor ki, bir cümle bütün ömrünün sessizliğini yıkmaya yetiyor. Dün geceden beri içimde durmadan depremler oluyor. Her sarsıntı bedenimde yeni bir çatlak açıyor; görünmeyen, ama bütün ağırlığıyla hissedilen çatlaklar…
Uyuyorum ama dinlenemiyorum. Yemek yiyorum ama doyamıyorum. Ağlamak istiyorum, çığlık atmak istiyorum, hatta bazen her şeyi ateşe verip küle çevirmek… Ama yapamıyorum. Sanki içimdeki bütün vahşiliği uyuşturulmuş bir hayvan gibi sessizce taşıyorum. İçimde kıyametler koparken, dışımda usul usul dalgalanan bir deniz var. Kimse o denizin dibindeki fırtınayı görmüyor.
Çok yoruldum… Hayal kırıklıklarından, inanmaktan, yeniden inanmaktan, değişememekten… İçimde hiç susmayan o asiyi susturamamaktan. Oysa ne çok özledim sakinliği. Anda kalabilmeyi… Bir anın içinde gerçekten var olabilmeyi. Ama biliyorum; bazı boşluklar hiçbir şeyle dolmuyor. Bazı eksiklikler hiçbir şeyle tamamlanmıyor. Yetmiyor… Ve galiba hiçbir zaman da yetmeyecek.
Şu an öylesine yoğun duyguların içindeyim ki nasıl davranmam gerektiğini bile bilmiyorum. Sadece yazıyorum. Çünkü yazdıkça içimde boğulan her şey, kelimelerle birlikte kusuyor kendini. Yazmak, nefes almanın başka bir biçimi oluyor bazen.
Bu kez bedenim de bambaşka konuşuyor. Daha önce hiç tanımadığım tepkiler veriyor. Meğer duyguların da sınırı yokmuş. Bazı hisler var ki daha önce hiçbir dil onlara isim vermemiş. İnsan büyüdükçe yalnızca yaş almıyor; daha önce hiç bilmediği acıları, hiç tanımadığı duyguları da öğreniyor.
Ve belki de en acısı bu… Dünyanın bütün kitaplarını okuyabiliriz. Bütün eğitimleri alabiliriz. Kendimizi anlamaya ömür adayabiliriz. Ama acı, her bedende yeniden doğuyor. Her yaşta başka bir yüzle geliyor. Aynı yara bile, başka bir zamanda bambaşka sızlıyor.
Bu acıyı daha ne kadar taşıyacağımı bilmiyorum. Bu kez kapımı çalan misafir, öncekilerden daha ağır. Onu iyi ağırlayabilecek miyim, onu da bilmiyorum.
Bildiğim tek şey şu: İçimde hâlâ yıkılmayan küçücük bir yer var. Belki de bütün bu depremler, bir gün gerçekten ait olduğum sessizliği bulabilmem içindir. Ama bugün… Bugün sadece hissediyorum. Ve hissetmenin ağırlığını taşıyorum.
Yorumlar 1
“Her acı bedende yeniden doğuyor”… İnsani duyguların şekli ve zamanı değişse de yarattığı his hiçbir vakitte hafife alınmıyor, yüreğinize ve kaleminize sağlık 👏🏻👏🏻👏🏻
Teşekkür ederim 🙏🏻
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.