Bir Garip Yolcuya(ORHAN VELİ KINIK)
Bir Garip Yolcuya
Bir adam geçti bu sokaklardan,
Ne elinde bastonu vardı, ne başında şapkası,
Sadece bir çift göz,
Dünyanın en sade haline bakan.
"Bedava yaşıyoruz, bedava" dedi,
Hava bedava, bulut bedava...
Bir lokma ekmekten, bir yudum denizden,
Bize yaşama sevincini bıraktı gitti.
Ceketi biraz eskiydi belki, düğmeleri eksik,
Ama ruhu, kalıplara sığmayacak kadar geniş.
O ceket ki; bir akşamüstü,
Şiir aşkına, dergi uğruna çıkıp gitti sırtından.
Bir "Garip" mecnunluktu belki yaptığı,
Ama bir milletin yüreğine, o ceketsiz haliyle kazındı.
Bize "şiir bu değil" dedirtti,
"Şiir, sokağın ta kendisidir" dedi.
Ne vezin aradı, ne kafiye peşinde koştu,
O, doğrudan insanın yüreğine dokundu.
"Garip"ti ismi, ama en çok bizdendi,
Sokaktaki o çocuk, kahvedeki o amca,
Vapurdaki o yorgun yolcu...
Hepsi onun mısralarında hayat buldu.
Kimi "deli" dedi, kimi "anlamaz",
O ise sadece güldü,
Çünkü biliyordu; asıl kıyamet,
Bir insanın, bir diğerini anlamadan geçip gitmesiydi.
Nasırını dert etti kendine,
Sokağın köşesindeki lambayı selamladı,
Şiiri gökyüzünden indirip,
Kaldırım taşlarına serdi bir bir.
Şimdi ne zaman bir simit kokusu duysam,
Ne zaman bir martı geçse vapurların üstünden,
Biliyorum ki,
Orhan Veli, hâlâ bizimle yürüyor,
Hâla ceketsiz, hâlâ biraz mahzun,
Hâla biraz çocuk,
Ve hâla, o "Garip" şiirini yazmaya devam ediyor,
Bir ömür boyu sürecek bir yolda.
Yorumlar 3
Çok güzel bir yazı,içten ve samimi,eskiden insanlar bambaşkaymış,fedakarmış,şimdi böyleleri varmı acaba,hiç sanmam .
Çok teşekkür ederim kiymetli hocam🙏✨💚
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.