Ben umutla beklerken
halise Aydoğdu siir
zaman ince bir tül gibi süzülüyordu içimden,
ne tam geçiyor ne de kalıyordu olduğu yerde.
Sessiz ve sedasızdı her şey,
ama bir o kadar da konuşkandı içimdeki yankılar.
Kuşlar kanat çırpıyordu gökyüzünde,
sanki her biri bir dilek taşıyordu uzaklara,
her çırpışta biraz daha yükseliyordu umut,
biraz daha hafifliyordu kalbimin ağırlığı.
Gökyüzü maviydi,
öyle bildiğimiz maviliklerden değil—
içine bakınca insanın kaybolmak istediği,
yaralarını unuttuğu,
kendiyle yeniden tanıştığı bir mavi…
Ben umutla beklerken
rüzgâr saçlarıma değil, ruhuma dokunuyordu,
geçmişin kırık dökük anılarını alıp götürüyordu
hiç bilmediğim bir kıyıya.
Bir çocuk gülüşü gibi saf bir şey vardı havada,
dokunsam kırılacak kadar narin,
ama bir o kadar da güçlü,
çünkü umut böyle bir şeydi—
görünmez ama vazgeçilmez.
Beklemek, dediler bana,
yorgunluk getirir insana…
Oysa ben beklerken büyüdüm,
susarken çoğaldım içimde,
kaybolurken kendimi buldum.
Ve anladım,
kuşlar boşuna çırpmıyormuş kanatlarını,
gökyüzü boşuna mavi değilmiş—
her şey, en sessiz anında bile
bir başlangıcın habercisiymiş aslında.
Ben hâlâ umutla bekliyorum…
ama artık biliyorum:
beklemek bir son değil,
içimde açan görünmez bir bahar. 🌿
Yorumlar 4
Teşekkür ederim ✍️
Teşekkür ederim hocam sizin de ağzınıza yüreğinize sağlık beğendiğinize sevindim 🙏
Muhteşem 👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻
Teşekkür ederim hocam 🙏
Çok teşekkür ederim hocam 🙏
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.