YÂR OLMAYINCA
YÂR OLMAYINCA
Her mevsim sabırla geçti bir gün bahar gelecek diye.
Ve bütün mevsimler israf kazanında kaynadı
yeşilin güzel yüzünü bir an görebilmek adına.
Gönüller yalnızlık yollarına düştü,
bütün yollar bir bir ayrıldı.
Âşık yârden ayrıldığında mevsim yine kıştı.
Ardından bütün inişler yokuşlara gebe kaldı.
Fakat yormadı, yoramadı;
bir türlü inadını kıramadı âşığın.
Dağlar oynadı yerinden, demir dağlar eridi
ve dağlarda çiçekler yine açmadı.
Hüzün gemisi ayrılınca sevda limanından
başka bir sığınacak liman kalmadı.
Dalgalar inadına azdı, inadına kudurdu
ve fırtınalarla boğuştu gönül gemisi.
Varıp gökyüzüyle dalaştı.
Mum oluşuna aldırmadan ateş denizinde yüzdü.
Yârden haber salmayan herkese
ve her şeye düşman kesildi.
Ne rakip kaldı yeryüzünde
ne de yüz çevirmeye değecek surat…
Gözler sırlara, sırdaş dostlara hasret kaldı.
Hasret çeke çeke “hasret” adı da unutuldu.
Ve bizzat kendisi olundu, hasretin de aşkın da…
Sadece yâr olunamadı, bir onun yeri dolmadı.
Yâr olmayınca da başka hiçbir şeyin tadı kalmadı,
adı kalmadı.
“Çaycı, getir ilaç kokulu çaydan!”
İçinden yâr bana baksın.
Yorumlar 5
Çok teşekkür ederim.
Çok teşekkür ederim.
Çok teşekkürler.
Çok teşekkür ederim. 🙏🙋♂️
Teşekkür ederim.
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.