Son Döngü ve Miras
Son Döngü ve Miras
Dallardan uzağa düşer sarı yapraklar,
Sarılık bir kefen gibi kaplar teni.
Hesabı sorulmaz artık geçen zamanın,
Bir hüzün sarar, terk ederken evreni.
Sarılık bir kefen gibi kaplar teni.
Hesabı sorulmaz artık geçen zamanın,
Bir hüzün sarar, terk ederken evreni.
Pazarda değeri düşmüş eski bir eşya gibi,
Yakar ölmekte olan o son ucuza giden ömrü.
Dallar ile yapraklar arasındaki o mesafe,
Ayrılığın, kopuşun en sessiz mührü.
Yakar ölmekte olan o son ucuza giden ömrü.
Dallar ile yapraklar arasındaki o mesafe,
Ayrılığın, kopuşun en sessiz mührü.
Arap ölçüsüyle tartılırken geride kalanlar,
Dallardaki yaprakların titreyen son haline bakılır.
Ve şimdi esmeye başlar o amansız soğuk rüzgar,
Gözlerdeki son ışık, son hatırayla yakılır.
Dallardaki yaprakların titreyen son haline bakılır.
Ve şimdi esmeye başlar o amansız soğuk rüzgar,
Gözlerdeki son ışık, son hatırayla yakılır.
Yine de güneş parlar bize bahşedilen tarladan,
Bir teselli gibi doğar gökyüzünün bağrından.
Ah, bir kuş oynar havada, alabildiğine özgür,
Bir güvercin süzülür, sıyrılıp dünyanın kahrından.
Bir teselli gibi doğar gökyüzünün bağrından.
Ah, bir kuş oynar havada, alabildiğine özgür,
Bir güvercin süzülür, sıyrılıp dünyanın kahrından.
Ulaştım nihayet o herkesin korktuğu karanlık yere,
Oraya vardığımda, ruhum aniden tekrar irkilir.
"Gökyüzü kararacak" der bir ses derinden,
Zamanın çarkı o an tersine çevrilir.
Oraya vardığımda, ruhum aniden tekrar irkilir.
"Gökyüzü kararacak" der bir ses derinden,
Zamanın çarkı o an tersine çevrilir.
Karga bile durmaz, bağırtır kara ağaçtan,
O keskin gagası bile kurtaramaz onu ölümden.
Hiçbir canlı güvende değildir bu amansız savaştan,
Her ömür payını alır bu karanlık düğümden.
O keskin gagası bile kurtaramaz onu ölümden.
Hiçbir canlı güvende değildir bu amansız savaştan,
Her ömür payını alır bu karanlık düğümden.
Sanki hiç yaşamamış gibi kendi ölümünü insan,
O son yemeği oturup kendi kalbiyle yiyecek.
Kendi kendini tüketen o muazzam yalnızlık,
Son nefeste dünyaya "elveda" diyecek.
O son yemeği oturup kendi kalbiyle yiyecek.
Kendi kendini tüketen o muazzam yalnızlık,
Son nefeste dünyaya "elveda" diyecek.
Fakat genler kalır orada; şaşkın, hayran ve nefessiz...
Bakarlar hayatın bu büyüleyici, acayip oyununa.
Bir mucize gibi devrederken canı sessiz sessiz,
Yeni bir avantaj fısıldarlar insanın soyuna.
Bakarlar hayatın bu büyüleyici, acayip oyununa.
Bir mucize gibi devrederken canı sessiz sessiz,
Yeni bir avantaj fısıldarlar insanın soyuna.
Yorumlar 2
HÖ
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.