Şiir

Sırtımdaki Tablo

2 dk okuma 129 okunma
Sırtımdaki Tablo

Sırtımdakiler

uzaktan bakınca

birkaç çizik sanılır.

Oysa her biri,

içimde kopmuş bir çığlığın

deriye sızmış hâlidir.

Bir tabloyu boyayan ressam

en çok hangi renge batırır fırçasını?

Benimki hep kırmızıya değdi.

Durmadan…

ısrarla…

sanki başka renk yokmuş gibi.

Sürüklendim ben

basamaklardan,

çizgilerden, çerçevelerden

başkalarının çizdiği sınırlardan.

Nereye gittiğimi bilmeden yürüdüm,

ışıklı yolları aradım

ama karanlık,

hep benden önce vardı.

“Günah” dediler.

Susturmaya çalıştılar.

Bir duvara yaslayıp beni,

“tablo ol” dediler

istediğimiz renge boyayalım,

istediğimiz şekle sokalım diye.

Ben…

kaldırım taşlarına kazıdım sırtımı.

En çok da bileklerimi,

ellerimi.

Onlar yorulmayı bilmedi,

acıyla konuşmayı öğrendi sadece.

Bir lodusun içinde

bir renk aradım ben.

O renk olmaktı niyetim.

Mesela kar…

bembeyaz.

Eline aldığında

senin sıcaklığında

yavaş yavaş eriyen—

aynı ben.

Usulca çözülürken içimde hayat,

bir güneş aradım

yakmayan,

ama ısıtan.

Bir kucak…

bir kundak gibi saracak beni.

Ama boğazımda

kadifeyle sarılmış bir düğüm var

her yutkunuşum

bir ateş,

bir güneş gibi

içimi yakıyor.

Paylas:

Yorumlar 4

5 / 5 (4 yorum)
Elif Demir
Elif Demir

Gönlünüze sağlık

YE
Yağmur Eraslan

Kaleminize sağlık çok beğendim ⭐

SB
Sümeyye Bayram

Klwminize sğlık

Yasemin Erim
Yasemin Erim

Kaleminize sağlık

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Asli İbişoğlu

Asli İbişoğlu

Ben mutfağın içinden gelen biriyim. Bir aşçı olarak, duygularımı sadece tabaklarda değil, kelimelerde de anlatmayı seviyorum. Nasıl ki bir yemeği ruhuyla pişiriyorsam, yazarken de aynı hissi taşıyorum.

6 Yazı 1,448 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol