Sessizliğin Kıyısındaki Hakikat
Sessizliğin Kıyısındaki Hakikat
Dünya, bir çocuğun avucuna sığdırdığı bilye kadar yuvarlak,
Ama içine sığmayan hırsların altında ezilen bir yorgunluk.
Benim yüreğim, bu yorgunluğu bir zeytin dalıyla susturma telaşında;
Sokak lambalarının altında yarım kalmış bir cümle gibi bekliyor hayat.
Kelimelerim, rüzgara emanet,
Dalgalar çarpıyor kıyıya, sanki her köpükte bir hakikat gizli.
Ne büyük savaşların gürültüsü kalıyor geriye,
Ne de şatafatlı sahnelerin tozu;
Sadece bir insanın, kendi içindeki sessizliği duyma çabası.
Dunya, koca bir sahnede bir başına kalmış aktörün ezberi gibi,
Ben ise o sahnede, kendi gerçeğimi yazan bir seyirciyim.
Kalemimden dökülenler mürekkep değil,
Yüreğimin en kuytu yerinden sızan,
Henüz kimsenin okumadığı o ıslak, o taze, o ilk hikaye.
Yorumlar 2
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.