Saklı Bir Kalbin İtirafı
Yorgundu kelimelerim. Öyle yorgun ki ruhumun kuytularında fısıldanan her şey dilimin ucunda can çekişiyordu. Zihnimi esir alan "ya olursa" senaryoları, hayatımın en güzel anlarını bile gölgelemeye başlamıştı. Sanki bir lanet gibi, beni neşeden ve o anın samimiyetinden uzaklaştırıyordu. İşte bu yüzden, bana ait olan o en değerli şeyi, o sıcak ve samimi hikâyeyi yıllarca saklamıştım. Zamanla nerede olduğunu bile unutacak kadar derinlere...
Ta ki bir gün, o eski kitaplığıma vuran güneş ışığına kadar. Işık; sararmış, toza bulanmış ve mürekkebi solmaya yüz tutmuş o defterin üzerinde bir işaret gibi parladı. Kalbimin derinliklerinden bir korku yükseldi: Yeniden hırpalanmak, bu sırrı ifşa etmek... Okumaktan, duygularımı yeniden canlandırmaktan korkuyordum.
Tam onu tekrar gizlemek için uzanmıştım ki bir el benden önce davrandı. Nazikçe, sanki kırılgan bir kelebeğe dokunur gibi defterin ilk sayfasını açtı. Gözleri hikâyemde gezinirken, dudaklarından dökülen o ses hâlâ kulaklarımda: “Devamını birlikte yazalım.”
Korku ve umut kalbimin kapısında çarpışıyordu. Ama o gölge insandan yayılan güven, beni yumuşak kollarının arasına çekti. İlk kez birine açmıştım kendimi. O, sadece okumakla kalmadı; diğer sayfaları kendi anılarımızla, kahkahalarımızla, sırdaşlığımızla doldurmama yardım etti. İlk defa kalemlerim coşkuyla yazıyordu; mürekkebim kurumuyordu. Biz yaşadıkça ve yazdıkça canlanıyordu etrafımdaki her şey.
Sevgimin kilitleri çözülmüştü. Ruhum, o şefkatli ellerde yeniden şekilleniyor, renkleniyordu. Mutluluk bir cümbüş gibi etrafımda yükseliyor, hikâyelerim neşeyle dans ediyordu. Bu samimiyetin duvarlarımı böyle sarsacağını tahmin etmemiştim. O an, bu rüyanın sonsuza dek süreceğini sandım. Fakat sürmedi.
Savunmasız kalan ruhum, şimdi yaralar içinde kendisine bakıyordu. Şaşkındı; bu derin, beklenmedik acılara anlam veremiyordu. Açık kalan tüm duygusal pencerelerimden ayaz girmeye başlamıştı. Isınmayı bekledim. Oysa o gölge, beni ayaz rüzgârların kollarına bıraktı. Karanlık bir siluet oldu ve birlikte yazdığımız hikâyenin üzerine basarak uzaklaştı.
Kâğıtlarım ıslanmıştı; kalplerinde acıtan, derin ayak izleri kalmıştı. Yıllarca herkesten sakladığım geçmiş hikâyem artık ifşa olmuştu. Güzelliklerle başlayan sayfalar, şimdi karanlıkların arasındaki öykülerle doluyordu.
Ürküten ne varsa, hepsi gözlerimin önünde dalga geçer gibi dans ediyordu. Ve o gece, yorgun kelimelerle bir son yazıldı hikâyeme. Yeniden, eski kitapların arasına, sonsuza dek saklanmak üzere kaldırıldı.
Bu; herkesin kalbinde bir kez kırılan ve yeniden saklanan o "bizim hikâyemizdi".
Yorumlar 3
Çok teşekkür ediyorum 😇😇🙏🙏
Cümlelerdeki yalnızlık ziyarete gelince hikayeler akıyor kağıtlara çok teşekkür ediyorum 😇😇🙏
O kadar güzel bir yazı olmuş ki tanıdık bir hikâyeye dokunur gibi hissettirdi. Kaleminize yüreğinize sağlık
Çok teşekkür ediyorum 😇😇🙏🙏 hepimizden bir renk eklemeye çalıştım 😇
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.