Lotus🪷
Bataklık konuşur, karanlık diliyle;
çamurun içinde yankılanır sessizlik.
Ve orada—
çürüyüşün, kirin bağrında
bir mucize doğar:
Lotus
Ey bataklığın ortasında yanan ışık,
ey karanlığa başkaldıran sessiz ateş!
Her sabah, kirin, pasın içinde
açarsın en saf, diri düşlerinle.
Bakmazsın ardındaki karanlığa;
her sabah umutla
gözlerin göğün katlarında parlar.
Bırakın—
bataklığın karanlık hayaletleri—
dokunmasın düşlerine:
umutlarına,
çocuk hayallerine…
Okusun lotuslar kendi düşlerini,
şarkılar söylesin gökyüzüne,
danslarını savursun göğe.
Yıldızlarla yazılmış kaderinle
her gece onlara varırsın;
bir dua gibi,
bir sır gibi,
sonsuzluk gibi.
Göktengri bekler seni—
zamanın ötesinde,
sabırla yoğrulmuş bir umutla,
aşkla tutulmuş bir nefes gibi.
Ve biz deriz ki:
Ezmeyin!
Ezmeyin bataklıkta açan lotusları.
Çünkü onlar,
karanlığın içindeki anddır;
umudun son kalesi.
Nazlı nazlı yükselirsin;
çamurun elleri uzansa da sana
kir değemez.
Yapraklarında saklı bir gökkuşağı:
her renkte bir direniş,
her damlada bir hayat.
Bataklık ülkesi bakar sana—
kıskanç, hayran, suskun.
Çünkü sen,
onun içinden doğup
ona ait olmayan
tek saf gerçeksin.
Sen göğe aşıksın,
ve gök seni çağırır.
Fısıldar adını:
“En karanlıktan doğar,
en saf olan.”
Ezmeyin
lotusları.🪷
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.