Deneme

Kod Hatası

8 dk okuma 98 okunma
Kod Hatası

Yıllar önce okuduğum bir yazıda insan düşüncelerinin sözcüklerle “Hack” edilebilen bir yapısı olduğu yazıyordu. Hack etmek; bilgisayar yazılımı dilinde gizli bilgileri ele geçirmek, onları değiştirmek, manipüle etmek amacıyla çalmak olarak tanımlanabilir. Hacker yetenekli bilgisayar uzmanı anlamına gelir ve iyi bir Hacker’ın yazılım ve kodlama bilgisine sahip olması gerekir. Algoritmaları tanıması ve onları herhangi bir programlama dilinde yazabilmesi gerekir. Algoritma ise bir bilgisayar programına tanımlı bir işlemi yaptırmak amacıyla belirli bir sıra ile yaptırılan matematiksel komutlardan oluşur.

Günümüzde makine öğrenmesi ve yapay zekâ adı verilen, insanın zihinsel olarak yaptığı işlemleri ortalama insandan daha hızlı ve daha kusursuz yapan bir bilgi işleme süreci içindeyiz. Bizim düşünce sistemimizi daha hızlı taklit edebiliyorlar. Birçok pazarlama sektörü bunu aktif olarak kullanıyor. Bankalar, kartlardan yaptığınız harcamaları, neye, ne kadar ve ne zaman başlıkları altında sınıflandırıyor bunlardan çıkarımlar yaparak bizlere yeni ürünler sunuyorlar. Yani bizi söylediklerinizden değil eylemlerinizden tanıyorlar. Gıda, giyim şirketleri hangi tür müşterinin ne tür ürünleri satın aldığını sınıflandırıp onlara göre kampanyalar hazırlıyor. İşin en ilginç yanı, sizden elde ettiği verilerle size yeni olanaklar sunuyor. Aslında bizler bireysel davranışlar sergilediğimizi düşünürken, bu tür yazılımları kullanan şirketler bizleri istatistik temelli inceleyip, bir sonraki hamlede ne yapacağımızı tahmin edebiliyor, davranışlarımızı manipüle edebiliyor veya istedikleri her ne ise onu yaptırıyorlar. Bu noktada özgür irade ve kendi kararlarını uygulayan insanlar olduğumuz düşüncesini de bozmuyorlar. Yani iki taraf da bu durumdan memnun gibi…

Evet, her iki taraf da memnun gibi… Sanırım bu bireyin, bireyselliğinin farkında olmayışının bir göstergesi. Yoksa hangimiz güdülmek üzere bir araya getirilmiş bir sürünün parçası olduğumuzu kabul ederiz ki!

Aslında en son yazacağımı baştan yazmış gibi oldum. Belki de birçoğunuzun öyle ya da böyle haberdar olduğu bir durumdan bahsettim. Burada amacım bu konu ile ilgili sizlere bireyselliğinizi hatırlatacak bir farkındalık oluşturmaktı. Umuyorum amacım hedefine ulaşabilir. Şimdi ise insan zihninin nasıl programlanabilir olduğuna dair birkaç söz söylemek istiyorum.

Henüz anne karnında eğitilmeye başlıyoruz. Avuçlarını günden güne büyüyen karnına yumuşakça dayayıp bebeği ile konuşan anneler, onlara müzik dinleten ebeveynler olduğu gibi herhangi bir sebepten yanında kavga eden ebeveynler de var. Bilimsel olarak da söylendiği gibi henüz doğmamış olsak da çevre ile etkileşimimiz başlıyor. Genetik olarak miras aldığımız bazı verilerin üzerine çevre ile işitsel, görsel, dokunsal ve duygusal olarak edindiğimiz bilgiler eklenerek kişiliğimiz oluşuyor. Bu işin en tuhaf yanı ise çevreden edindiğimiz bilgilerin ve deneyimlerin nesnel bir doğruluk ya da yanlışlık sınıfına ait olmaması. Çok sonraları, içinde yaşadığınız toplum, coğrafya veya daha doğrusu kültür, öğrendiklerinizin yanlış veya doğru olduğunu yine kendi öznel ölçülerine göre bize söylüyor. Mutlu bir ailede büyüyen bir çocuk aile kavramının önemini zihnine olumlu olarak kodlarken, mutsuz ve ebeveynler arasında sürekli tartışmanın olduğu bir ailede büyüyen çocuk ailenin aslında olmaması gerektiği yönünde bir kodu zihnine yerleştirebiliyor. Mutlu bir ailede büyüyüp, karşı cinsle ilişkilerinde çoğu zaman hüsrana uğramış bir birey, ilişkiler hakkındaki düşüncelerini de olumsuz olarak kodlayabiliyor. Anne ve babasının bu hayatta başarılı olmak için önce sınavlarda başarılı olması gerektiği yönündeki fikrini ve bunu gerçekleştirmek için bulunduğu yaşı ona unutturup adeta bir makine gibi önceden belirlenmiş görevleri belirtilen zaman içerisinde yapmasını sağlıyor. Bu yazıyı okuyanlar eğitime düşman olduğumu sakın düşünmeyin. Sadece yanlış kodlamaları yetişmekte olan bireylerin zihnine yerleştirmenin olumsuz sonuçlar doğurabileceğinden bahsediyorum.

Ben yaşamım boyunca böyle yetiştirilmiş ( kodlanmış) birçok çocuk ve bunun farkında olmayan yetişkin tanıdım. İşin en tuhaf yanı düşüncelerin mekanikleşmesinin yanında yürüyüşleri ve davranışları da öyleydi. Yoksulluğun ayıp olarak kodlandığı, anne babası ayrı olan çocuklarla arkadaşlık etmemesi konusunda tamamen yanlış bir kodla donatılmış birçok çocukla tanıştım. Bununla birlikte, yanlış ve çarpık ilişkilerin legal kabul edildiği, mafyavari davranışların özendirildiği televizyon yayınları Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de yetişmekte olan her bir bireye, bireysel ve kitlesel olarak kodlanıyor.

Aradan yıllar geçiyor. Bireyler büyüyor toplumda bir yer ediniyorlar. Bireysel ve toplumsal hafıza bu yanlış kodların farkında olmadan gelişiyor. Toplumdaki bireyler öğretmen, hekim, mühendis vs. gibi meslekleri icra ediyorlar. Kimisi mesleklerinde çok mutlu ve çok başarılıyken, kimisi olmak istediği yerin orası olmadığını, olmak istediği insanın şuanda kendi olmadığını, başta kendine ve genel olarak toplum önünde bir role büründüğünü hissediyor. Yanlış kodlamalar sayesinde de çevresindeki insanları ve olayları kategorize edip “Ön Yargılı” bir yaşam sürüyorlar. Bu durumun getirdiği buhranı anlamak ve çözmek isteyen kimseler uzmanından terapi alarak ne yapması gerektiği konusunda farkındalık kazanmaya çalışıyor. Bu tür terapiler de terapistlerin özellikle çocukluk hikâyelerini dinlemelerinin sebebi sanırım burada gizli. Çünkü o dönemlerde farkında olmadan deneyimlediği bir olayın bilgisi veya yetiştiricileri tarafından ortaya atılmış bir yargı zihne kodlanıyor. Bu hatalı kod ile farkında olmadan büyüyor. Çoğu zaman da terapiler de bu yanlış kodlama uzman terapistler tarafından bireye tespit ettirilip değiştirilmesi sağlanıyor.

Bilgisayar yazılımcılarının en zor görevi algoritmayı yerine getiren kodlar yazmak değil, yazdıkları kodlardaki hatayı bulmaktır. Eğer hata bulunup doğru olan ile yer değiştirilirse algoritma görevini kusursuz bir şekilde yerine getirir. Bir terapist de tam olarak buna benzer bir görev icra eder.

O halde…

Her birimiz anne, baba, öğretmen, hekim veya her ne isek;  birer yazılımcıyız. İstesek de istemesek de çevremize bilgiler gönderiyor bu bilgilerin çevremizde özellikle de yeni büyümekte olan insanlarda düşünce kalıpları oluşturmasına sebep oluyoruz. Eğer kendi algoritmamızdaki hataların farkında değilsek ve davranışlarımızın hatalı algoritmalar oluşturması tehlikesinin bilincinde değilsek bireysel olarak sorunlu, toplumsal olarak da sıkıntılı bir düzen meydana getirmiş oluyoruz.

Düşünce kalıplarının nasıl işlediğini anlayan pazarlama şirketleri bunun önemini fark edip bilgisayar yazılımları ile bizi yönlendirip her birimizi istatistiksel bir parçacık olarak görürken, bizlerin yaşama alışkanlıkları üzerine büyüyen bir sermaye geliştirebiliyorlar. Bizler neden bugünden itibaren kendimizde olan ve bir başkasında oluşmasına sebep olduğumuz hatalı kodları düzeltmiyoruz.

Ben böylece kendinin, çevresinin, dününün, bugününün ve geleceğinin farkında olan insan modelinin, mutlu birey, mutlu aile, mutlu toplum, mutlu ulus ve güzel bir dünya ortaya çıkaracağına inanıyorum.

Eğitimin sınavları geçmek, meslek sahibi olmak şeklinde tanımlanmış kodlamasının yerine Azra Kohen’in “AEDEN” isimli kitabından bir söz ile bitirmek istiyorum. “ Bir varlığa seçenekleri olduğunu, hayatın olasılıklar içinde var olduğunu göstermek onu özgürleştirmektir.” cümlesini önce kendi yaşam algoritmamıza sonra da yakın uzak herkese anlatmak ve bunu herkesin temel bir kod haline getirmesini temenni ediyorum.

Paylas:

Yorumlar 5

5 / 5 (5 yorum)
Nurcan Bulun
Nurcan Bulun

Kaleminize yüreğinize sağlık 👏🏻

Çok güzel bilgiler, kaleminize yüreğinize sağlık 💫💫

Ayşe AYAZ
Ayşe AYAZ

böylesine nitelikli bir yazıyla buluşmak memnuniyet vericiydi emeğinize yüreğinize sağlık

Murat Kurt
Murat Kurt

Teşekkürler Sümeyra Hanım.

SÜMEYRA AĞAOĞLU
SÜMEYRA AĞAOĞLU

Emeğinize sağlık👏🏽

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Murat Kurt

Murat Kurt

Kuantum hesaplama, kuantum bilgisayarlar alanında çalışmalar yapan doktora sonrası araştırmacıyım.

11 Yazı 1,238 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol