KIRŞEHİR HATIRASI
5 yıllık oyunculuk serüvenim boyunca ilk turnem Kırşehir'e gitmek oldu. Çalıştığımız belediyemiz ile ortak prodüksiyon ile güzel bir yolculuk geçirdiğimiz, ne kadar üşüsek de Bozkırın ve Anadolu'nun sanatın değer bulmuş bir şehre adım atmak çok heyecanlıydı. Tabi ki Değerli büyüğümüz Neşet Ertaş ustamızın doğduğu ve büyüdüğü bir ortamın kokusuna şahit olduk ekip arkadaşlarıma. Ama şunu söylemeliyim ki gerçekten bir bozkır havasında üşümemek elde değil. Yemeklerinden tutunda, tarihi dokusunda bile insanın içine sessiz ve huzur dolu bir havada 2 günlük bir macera yaşamak bile yetti aslında. Ahi Evran Türbesinden tutun bütün sanatçılara özel bir kültür evinin olması sanata gerçekten bu kadar değer verildiğini tahmin etmemiştim.
Gecenin 24:00'de başlayan yolculuk ile Aziz Nesin Vapuru ve Kaba Korsan Hazine Adası Tiyatro ekibi ile güzel bir anı yaşadığım için. Değerli yönetmenimiz Abdullah Ercan Tulunay hocamıza teşekkürü bir borç bilirim. Neşet Ertaş Türküleri ile çıktığımız yolda güle eğlene ekibimizin dinamik ruhuna doyum olmayacağına kanaat ederim. Sabahın 09:00'nda vardığımız Sanat şehrine adım atarken içime bozkırın soğuğu değil, bir heyecan titremesi geldi. Tabi şaka bir yana soğuktan da üşümüştüm yalan değil. Yerleştiğimiz öğretmenevinden sonra güzel bir sabah kahvaltısı, Kırşehir'in Ağalar konağı, Neşet Ertaş Müzesinin ve içinde bulunan Balmumu heykeli ile sanki yaşıyormuşçasına karşımızda olduğunu hissetmek bile çok güzel bir duygudur.
17.10.2020
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.