Tarih

KAYRA HAN - Türk Mitolojisi

6 dk okuma 222 okunma
KAYRA HAN - Türk Mitolojisi

Kayra han çoğu anlatıda evrenin başlangıcındaki ilk kudret olarak düşünülür. Ancak onu yalnızca “yaratıcı bir tanrı” olarak tanımlamak yeterli değildir. Kayra Han, daha çok varoluşun kendisine en yakın ilke, görünmeyen ama her şeyi başlatan bir irade olarak kavranır. Bu yönüyle, somut bir karakterden ziyade kozmik düzenin arkasındaki bilinç gibidir. 

Türk ve özellikle Altay mitolojik anlatılarında Kayra Han bazen “Tanrıların Tanrısı” olarak anılır. 

Bazı anlatılarda onun göğün en üst katındaya da  17. katında bulunduğu söylenir. Bu katmanlı gök anlayışı, şamanik kozmolojinin temel unsurlarından biridir. Gökyüzü yalnızca fiziksel bir alan değil, aynı zamanda ruhsal ve ilahi güçlerin katman katman yükseldiği bir düzendir. Kayra Han’ın da bu en üst katmanda yer alması, onun diğer tüm varlıkların ötesinde, erişilmez ve aşkın bir konumda olduğunu gösterir.

Aile ilişkileri üzerinden anlatılan mitlerde Kayra Han, göksel düzeni sürdüren varlıkların atası olarak karşımıza çıkar.Ülgen, Mergen ve Kızagan onun çocuklarıdır. Bu figürler tek bir tanrısal gücün farklı işlevlere bölünmüş hâlleri gibi düşünülebilir. Ülgen düzeni ve iyiliği temsil ederken, Mergen bilgelik ve aklı, Kızagan ise savaş ve gücü simgeler. Böylece evren yalnızca yaratılmakla kalmaz, aynı zamanda farklı güçler aracılığıyla yönetilir. 

Altay yaratılış anlatılarında evrenin başlangıcı çoğu zaman sonsuz bir su ya da boşluk olarak tasvir edilir. Bu kaotik ve biçimsiz ortamda ilk düzeni başlatan irade Kayra Han olarak düşünülür.  ama Kayra Han  evreni doğrudan şekillendiren bir zanaatkâr gibi değil, düzeni başlatan ve ardından bu düzenin kurulmasını başka varlıklara bırakan bir ilk neden olarak tasvir edilir. Yani yaratır, fakat sürekli müdahale eden bir tanrı değildir. daha çok “başlatan” bir ilkedir. 

Bu düzenin kurulmasında en önemli rolü üstlenen varlık  Ülgen’dir. Ülgen, Kayra Han’ın başlattığı düzeni somutlaştıran, göğün aydınlık tarafını yöneten bir tanrı olarak kabul edilir. İnsanlara yakın olan, dualara karşılık veren ve şaman ritüellerinde en çok çağrılan figürlerden biridir.

Her kozmik düzen, beraberinde bir karşıtlık doğurur. Türk mitolojisinde bu karşıtlık Erlik Han ile somutlaşır. Erlik, yeraltı dünyasının hâkimi olarak bilinir ve genellikle karanlık, ölüm ve kaosla ilişkilendirilir. Ancak onu yalnızca “kötü” olarak görmek eksik bir yorum olur. Erlik’in varlığı, evrendeki dengenin bir parçasıdır. Çünkü Türk kozmolojisinde evren; gök, yeryüzü ve yeraltı olmak üzere üç ana katmandan oluşur ve bu katmanların her biri kendi içinde bir düzen taşır. 

yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir ağaç  dikmiştir. Bu kozmik düzenin en güçlü sembollerinden biridir. Türk mitolojisinde “dünya ağacı” ya da “hayat ağacı” olarak bilinen bu motif, “uluğ kayın” ya da bayterek olarak adlandırılır. Kayın ağacı özellikle kutsal kabul edilir ve şaman ritüellerinde önemli bir yere sahiptir. Bazı anlatılarda bu ağacın dokuz dallı olduğu söylenir. insanların atası olan dokuz kişi bu ağacın dallarından türemiş ve dokuz boy (dokuz ırk) bu kişilerin soyundan ortaya çıkmıştır. 

Bu yaşam ağacı yalnızca bir bitki değil, aynı zamanda evrenin eksenidir. Kökleri yeraltına, gövdesi yeryüzüne, dalları ise gökyüzüne uzanır. Böylece üç âlemi birbirine bağlayan bir köprü görevi görür. Bu yüzden şamanlar ritüeller sırasında bu ağacı sembolik olarak kullanır; davullarında ya da ayinlerinde bu kozmik yolculuğu temsil ederler.

Bu ağacın etrafında ve üzerinde yer alan varlıklardan biri Öksökö Kuşudur. Öksökö, genellikle çift başlı ya da güçlü bir göksel kuş olarak tasvir edilir. Bazen yaşam ağacının tepesine konar, bazen de gökyüzü ile yeryüzü arasında dolaşır.  gök ile yer arasında bir haberci ya da koruyucu figür olarak düşünülebilir. Bazı yorumlarda kartala benzetilir ve göksel kudretin sembolü olarak görülür. 

Yaşam ağacıyla ilişkilendirilen bir diğer önemli figür ise Umay Anadır. Umay Ana, doğurganlık, koruyuculuk ve yaşamla ilişkilendirilen bir tanrıçadır. Özellikle çocukları ve anneleri koruduğuna inanılır. Bazı anlatılarda onun gökten yeryüzüne inerken yaşam ağacını kullandığı söylenir. Bu da ağacın yalnızca kozmik bir eksen değil, aynı zamanda ruhların geçiş yolu olduğunu gösterir. 

Ağacın köklerinden yaşam suyu akması, dallarının göğe ulaşması ve güneş ile ayla bağlantılı olması gibi tasvirler  semboliktir. Bunlar evrenin canlı, sürekli akan ve birbirine bağlı bir yapı olduğunu anlatır. Güneş ve Ay’a uzanan dallar, zamanın ve döngünün de bu ağacın bir parçası olduğunu ima eder.

Kayra Han’ın insanlarla ilişkisine bakıldığında ise onun diğer mitolojik figürlerden belirgin şekilde ayrıldığı görülür. O, ne doğrudan yardım istenen bir varlıktır ne de günlük hayatın içinde aktif bir rol oynar. Şamanlar bile ritüellerinde doğrudan ona ulaşmaya çalışmaz; bunun yerine Ülgen gibi daha erişilebilir varlıklarla iletişim kurar. Bu durum bize, Kayra Han’ın ne kadar soyut ve aşkın bir figür olduğunu gösterir. 

Bazı anlatılarda onun zaman ve mekânın ötesinde bulunduğu ifade edilir. Bu da onu yalnızca bir tanrı değil, aynı zamanda evrenin temel ilkesi hâline getirir. Yani o, hikâyelerin içinde dolaşan bir karakter değil; hikâyelerin başlamasını mümkün kılan ilk adımdır. 

Sonuç olarak Kayra Han, Türk mitolojisinde görünmeyen ama her şeyin temelinde yer alan bir güçtür. Evren bir anda ortaya çıkmaz; bir düzen kurulur, bu düzen katmanlara ayrılır ve her katman kendi dengesini taşır. Kayra Han ise bu düzenin mimarı değil, onun var olmasını sağlayan ilk iradedir. Bu yüzden o, anlatıların kahramanı değil; başlangıç noktasıdır.

 

 

Paylas:

Yorumlar 1

5 / 5 (1 yorum)
Erdem YILMAZ
Erdem YILMAZ

Gerçekten çok etkileyici ve emek verilmiş bir çalışma olmuş. Kayra Han’ı yalnızca bir tanrı figürü olarak değil, varoluşun başlangıcındaki ilk irade olarak ele almanız metne ayrı bir derinlik katmış. Türk mitolojisinin katmanlı yapısını, yaşam ağacını, Ülgen’i, Erlik’i ve diğer figürleri böylesine akıcı ve düşündürücü bir şekilde anlatmanız çok değerli. Mitolojiye olan ilginiz ve araştırmalarınız gerçekten hissediliyor. Mitoloji ile ilgili eserlerinizi ilgiyle ve beğenerek takip ediyorum, kaleminize sağlık.

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
İnci Dokuyucu

İnci Dokuyucu

2 Yazı 302 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol